<<<<<<< HEAD ======= <<<<<<< HEAD PsyKey | MBTI & Enneagram

PSYKEY

ENNEAGRAM 8

Öz güven sahibi, kararlı, hükmedici ve yüzleşme eğilimli


Medyada Enneagram 8

Aşağıda bazı enneagram 8 karakterleri görebilirsiniz.


Beden Üçlüsünde yer alır.


İçgüdü enerjisini aşırı kullanır. Sekiz’ler kendilerini, bağımsızlıklarını ve canlılıklarını hiç durmadan öne sürerler, sonunda kendilerini ve çevrelerini aşırı yorarlar. Çevrelerindeki her şeye ve herkese meydan okumaya ve onlara hükmetmeye başlarlar. Kendilerini herkesten daha güçlü ve daha gerçekçi olarak görürler. Şehvet Tutkusu aslında cinsel tutku değildir; ona, yoğunluğa bağımlılık demek daha doğru olur. Şehvet tutkusuna kapılmışsak bu canlılık ve özgürlük duyusunu, çevremizle ve başkaları ile olan etkileşimlerimizin yoğunluğu ile yakalamaya çalışırız. Basit bir tartışma ile yetinmeyiz, ateşli bir münakaşa isteriz. Taşkınlık sergileyerek sahte bir güç kazanırız. Sekiz’ler huzur ve rahatlıktan uzak oldukları sürece her an ateşlenmeye ihtiyaçları vardır. Yaşama ve özellikle kendilerine ılımlı ve zayıf tepkiden hoşlanmazlar. “Eğer bir işi yapacaksan tam yap.”


Sekiz’ler kendilerini güvensiz hissettikçe yoğunluğa, aşırılığa, çatışmaya ve kontrole kayarlar. Kendilerini öne sürme ihtiyacı, çevreyi ve insanları kontrol etme arzusuna dönüşür. Ama bu arada, teslim olduğumuz Şehvet Tutkusu bizi kontrolsüz kılar. Şehvetimizin nesneleri, olumlu veya olumsuz, bizi kontrol eder ve bize egemen olur. Masumiyeti çocuklara yakıştırırız. Gerçekten de çocukların o var oluşa duydukları hayret, bu erdemi iyi anlatır. Masumiyet tümüyle ve derinlemesine insan olmaktır, sadelik demektir. Anı yaşadığımız zaman ve uyanık iken hile ve dalavere ile işimiz olmaz. Yaşam ve insanlarla olan ilişkimiz samimi, doğrudan ve içtendir. Doğa ile engin bir paylaşma içinde olduğumuzdan dolayı hiçbir şekilde kendimize dönük değilizdir. Evren ile birlikte yaşamı sürdürürüz; evren sanki bizim için yaratılmıştır. Masumiyet ile Sekiz’lerin yüreği herkese ve her şeye açılır, tüm dünya için iyilik duyguları hâkim olur. Bu yüce gönüllülük kendini nezaket, sakınma, merhamet, nefsine hâkim olma, iyilikseverlik ve başkalarını koruma olarak gösterir.


Takılma E4’ler gibi Sekiz’ler de bir şeylerin eksik olduğunun farkındadırlar. Sekiz’lerin benliği, yine Dört’lerinki gibi, bu durumu derinliğine anlamak yerine tepkide bulunur. Sekiz’lere göre birileri bu felaketten sorumludur. Kendilerini itilmiş, Tanrı tarafından reddedilmiş- işlediklerinin farkında bile olmadıkları bir suçtan dolayı cennetten atılmış hissederler ve çok kızgındırlar. Bilinçaltında, dünyanın onların aleyhinde olduğunu varsayarlar ve kendilerine bir yer edinmek için savaşmak zorunda olduklarını düşünürler. Bu takılma sonucunda her şeyi bir mücadele ve üstesinden gelinmesi gereken bir durum olarak görürler. Hiçbir şey kolay değildir; ihtiyaçlarını elde etmek için sürekli dürtmek zorundadırlar. Doğal olarak kin başkalarına yöneliktir. Sekiz’ler, kendi tanımladıkları adalet için savaşmak isterler ama takılma açısından bakıldığında adalet genelde karşılıkta bulunmaktır. (“Beni incitirsen ben de seni incitirim.” “Göze göz, dişe diş.”) Benliğin bu karşılık verme arzusu, toplumuzda yer etmiştir ve günlük olaylarda sık görülmektedir.



Sağlıklı ve Sağlıksız Haller


Güvenli girişken, öz güven sahibi ve tuttuğunu koparan güçlü bir kişiliğe sahip sağlıklı Sekiz’ler ihtiyaç ve isteklerini elde etmesini bilirler. İçten dürtülenen, “yapabilirim” tutumu içinde eyleme yönelik insanlardır. Meydan okunmasını severler. Yeni durumlarla veya zorluklarla derhal ve becerikli bir şekilde baş ederler. Kişisel girişimcilikleri kuvvetlidir; işi başlatır ve yaparlar. Bağımsızlığa değer verirler ve bunu başkalarında desteklerler. Güçlü bir iradeye sahip, azimli, heyecanlı, tuttuğunu koparan eylem insanıdırlar. İletişim tarzları basit ve doğrudandır: “Ne görüyorsanız odur.”


Sekiz’ler herkesin saygı duyduğu ve kılavuz olarak başvurduğu doğal liderlerdir kararlı, otoriter ve kumandan. Onurlu davranarak, güçlerini kontrollü kullanarak, insanları koruyarak ve destekleyerek, değerli amaçları ve yararlı girişimleri yüreklendirip arka çıkarak ve bunlara yol göstererek saygınlık kazanırlar. Adaleti ve kurallara göre oynamayı (fair play) teşvik ederler. Dünya için olumlu bir bakış açısına sahiptirler. En iyi durumda: Kendilerine hâkim, güçleriyle başkalarını da taşıyan şefkatli ve yüce ruhlu, sabırlı ve bağışlayıcı insanlardır. Yüreklerini açma cesaretine sahiptirler. Başkalarını esinleyen ve güçlendiren nazik kişilerdir. Hedefe erişmek için kendilerini korkusuzca tehlikeye atabilirler: Yiğitlik ve kahramanlıkla tarihî büyüklüğü yakalayabilirler.


Averaj Sekiz’ler bağımsız ve özerk olmak için çabalarlar. Bağımlılıktan korkarlar; bu yüzden sertleşirler. (“Benim kimseye ihtiyacım yok.”) Kendi kendine yeterli olmak, mali bağımsızlık ve yeterli kaynaklara sahip olmak önemlidir: Girişimci, pragmatik (yararcı), iş döndüren, çetin insan olurlar. Çalışkan, iş adamı havasında, kurnaz bir kişi olarak kendileri ve sevdikleri için avantaj sağlamaya çalışırlar. Sekiz’ler aynı zamanda çeşitli zevkleri tatmak isteyen, cüretli, serüven seven, kendilerini kanıtlamak ve heyecan duymak için risk alan insanlardır. Gerilim arttıkça kendilerini korumaya ve duygusal olarak savunmaya yönelirler. Çabalarının desteklenmediği kanısına saplanırlar. Önemli kişi olduklarını anlatmaya çalışırlar; övünmeye, kibirlenmeye başlarlar; büyük planlar yaparlar, büyük vaatler verirler. Kendilerine güvenleri azaldıkça daha baskıcı, saldırgan ve yayılmacı olup çevreye ve insanlara hâkim olmaya çalışırlar; sözleri kanundur.


Her şey için daha fazla enerji ve güç kullanırlar. Bitkin düşerler ama hala ben merkezlidirler ve iradelerini hâkim kılmak isterler; herkesten uyum beklerler ve her şeyin kendi istekleri doğrultusunda olmasını talep ederler. Sekiz’lere göre diğer insanlar eşit değildir ve onlara saygı göstermek gerekmez. Otoriter ve sert bir şekilde çevreye emir yağdırırlar ama kendilerine bir şey yaptırmak isteyenlere açıkça meydan okurlar. Kendilerini reddedilmiş hissederler ve insanların desteğini yitirdiklerini görürler. Buna rağmen yüzleşmeye hazırdırlar; kavgacı, huysuz ve öfkeli olurlar; düşmanca ilişkiler oluştururlar. Her şeyi bir irade çekişmesi haline getirirler ve geri çekilmeyi bilmezler.


Sınırları zorlarlar. Uyumu sağlamak, dengeleri bozmak ve insanları güçsüz kılmak için tehdide başvururlar, gözdağı verirler, misilleme ile korkuturlar. (“Beni kızdırmak işinize gelmez!”) Bu haksız davranışlar insanların zorba Sekiz’lerden korkmalarına, onlara içerlemelerine ve onlara karşı durabilmek için birleşmelerine neden olur.

Sağlıksız Sekiz’ler arkadan vurulduklarını düşünürler, ama aynı zamanda sınırı geçmiş olduklarını ve geri dönemeyeceklerini bilirler. Her türlü kontrolü reddederler, kanun veya sınır kabul etmezler. Bazıları suçlu, kaçak ve dolandırıcı olur. Ellerinde kalan güce sarılır ve sonuç ne olursa olsun hâkimiyetlerini sürdürmeye çalışırlar. Tümüyle katı kalpli, acımasız ve ahlaksız olurlar; suçluluk hissi, korku, şefkat veya herhangi bir insancıl his tanımadan şiddete başvurabilirler.


Yarattıkları düşmanlardan kendilerini korumak ve bastırılmış korkularını yatıştırmak için sürekli bir adım önde olmak zorundadırlar. “Güçlü olan haklıdır” ve “orman kanunu” felsefesini benimseyerek zalimce ve öfke içinde çevreyi dehşete sokarak güçlenmeye çalışırlar. Kendileri hakkında kuruntulu düşüncelere (megalomani) saplanırlar: Her şeye gücü yeten, yenilmez, incinmez kişi olduklarını düşünürler. Gitgide daha cüretkâr bir şekilde sınırlarını aşarlar. Tehlikeli durumlarda uyum sağlamayan her şeyi vahşice ve hınçla yok etmeye çalışırlar. Anti-sosyal eğilimler ortaya çıkar: Zalim ve katil olabilirler.


Aile ve Bireysel İlişkilerinde E8


Tarz Sekiz bakan ve besleyen kişi ile çelişkili ilişkiye sahiptir; bu anne veya anne rolünde başka birisi olabilir. Sekiz’ler, genelde bilinçdışı olarak, onlara bakan ve besleyen kişiler tarafından reddedildiklerini hissederek büyürler. Bu hisler çok küçük yaşlarda Sekiz’lerin anneleri ile irade çatışmasına girdikleri ve bağımsızlıklarını vurguladıkları zaman başlar. Sekiz’lerin iradeleri ve içgüdüleri çok daha güçlü olduğu için bakıcılarında kuvvetli duygusal tepkiler oluşur ve işte bu tepkiler yüzünden genç Sekiz’ler kendilerini reddedilmiş hissederler. Aynı zamanda aile içinde yeterli ilgi görebilmek için tamamlayıcı rol oynamaları gerektiğini anlarlar. “Küçük koruyucu,” başkalarına bakabilen güçlü, çetin ve bağımsız kişi olurlar. Bunun sonucunda birçok Sekiz küçük yaşlardan itibaren yetişkin sorumluluğu veya yükü altına girer. Bu rolü üstlenmek için çocuk korkularını, savunmasızlıklarını ve duygusal ihtiyaçlarını bastırmayı öğrenirler.


Üçlü Konuları

İçgüdüsel Merkezde olan Sekiz’ler müthiş bir canlılık içindedirler ama aynı zamanda, fazla kontrole gerek duymadan içgüdüsel dürtülerini izlerler. İçgüdüsel enerji arttıkça bazen sonuçlarını tam hesaplamadan eyleme geçerler. Bu tutum Sekiz’lerin yaptıkları her şey için kuvvetli duygular beslemelerine neden olur. Çevredeki hiçbir şeyden etkilenmemeye veya kontrol altına girmemeye dikkat ederek güçlü bir şekilde kendilerini öne çıkarırlar. İçgüdüsel enerjinin yardımı ile kendi sınırlarını çizerler ve başkalarının sınırlarını kontrol ederler. Saldırganlık (öfke) ve savunmasızlıklarını bastırma ile ilgili sorunlar ortaya çıkar.


Çökme Yönü


Averaj Sekiz’ler eylem insanıdırlar. Açıkça öne çıkarlar, pozisyonlarını güçlü bir şekilde ortaya koyarlar, sıkı çalışırlar (aynı zamanda bolca eğlenirler), adalet ararken veya çıkarlarını korurken başkaları ile bazen güç çatışmasına girebilirler. Bu tutum aşırı gerilim yaratabilir ve Sekiz’ler üstlendikleri yüklerden bunalıp Tarz Beş’in averaj özelliklerini sergilemeye başlarlar. Geri plana çekilirler, duygusal olarak kapanırlar, uygun bir hareket tarzı buluncaya kadar kendi başlarına olmayı yeğlerler. Her şeyleri gizli saklıdır, çevreden uzaklaşırlar, dünyaya ve insanlara kötümser ve alaycı bir şekilde bakarlar. Tarz Beş’e gitmek Sekiz’lere zaman kazandırır ama aynı zamanda kuşkularını ve reddedilme hislerini körükleyebilir.


Sağlıksız Sekiz’ler dünya ile savaş halindedirler; çevreyi çok sıkı kontrol etmeleri veya her şeye hâkim olmaları düşman yaratır. Gerilim o denli artar ki sonunda Sekiz’lerin kabadayılığı ve şişmiş öz güvenleri çöker. Sağlıksız Beş’e gittikleri zaman dünya ile ve kendi çaresizlikleri ile ilgili dehşet verici korkularının aniden farkına varırlar ve hiçlik (nihilizm) içinde kendilerini dış dünyadan ayırırlar. Umutsuzluk hissi hâkim olur, tuhaf korkular veya çarpılmış gözlemler yaratarak insanlardan koparlar. Hiç kimseye güvenemezler; herkes onların varlığı için bir tehdittir. Öze yönelik kuşkuların ve içinde bulundukları dehşetin bilincine varırlar ama en kısa zamanda kuşkularını bastırır ve saldırgan savunmalarına geri dönerler.


Gelişme Yönü


Sağlıklı Sekiz’ler Tarz İki’ye gittikleri zaman uzun süredir bastırdıkları şefkat hislerini keşfederler. Güçlerini, insanları desteklemek ve yüceltmek için kullanırlar. Başkalarının varlığı, rahatı için çalışan cömert ve iyi kalpli insan olurlar; nüfuzlarını durumu iyileştirmek, standartları yükseltmek için kullanırlar. Güç sevgisi yerini sevginin gücüne bırakır. Kendi iradelerinden daha yüce bir şeye hizmet etmeye başlarlar. Duygularını daha özgürce, daha basit ve içten bir şekilde ifade ederler. Başkalarına baktıkları gibi kendilerine de bakılmasına izin verirler ve bunun onları zayıflatmayacağına inanırlar. Özlerini yitirmeden sevebileceklerini fark ederler.


Güven Noktası


Sekiz’ler güven duydukları insanlarla ve yakınları ile Tarz İki’nin averaj özelliklerini sergilerler. Başkalarının onlara ihtiyaçları olduğundan emin olmak ve bunu kanıtlamak isterler; bu yüzden değer verdikleri insanlara iyilik yapmak için çırpınırlar. Aynı şekilde, kendilerini güvende hissettikleri koşullarda çekinmeden duygusallık gösterirler; özellikle çocukların, hayvanların saflığından etkilenip onlara bakmak isterler. Bu davranışlar, Sekiz’lerin kalplerinin derinliklerindeki reddedilme hislerini, bastırılmış yakınlaşma ve bakılma arzularını, yitirilmiş saflıklarına duydukları üzüntüyü açıkça ortaya çıkarır.

Temel Korku


İncitilmek, kontrol edilmek. Koydukları sınırların aşılması.


Temel Arzu


Kendilerini ve bağımsızlıklarını korumak. Sekiz’ler kendi düşünce ve haklarını öne sürmek, kendilerini ve yeteneklerini kanıtlamak, saygı duyulmak, işleri yürütmek için gerekli kaynaklara sahip olmak, önemli olduklarına kendilerini inandırmak, çevreye hâkim olmak, istediklerini yaptırmak, yaşamak için savaş vermek, incitilemez olmak isterler.


Arayış


Yaşamı sürdürmek. Sekiz’ler fiziksel yaşamı ve “miraslarını” (kurdukları düzeni, kurumu, vb.) yaşatma arayışı içindedirler. Çevrelerinin nasıl olması ve bu çevrenin kendilerini nasıl göstermesi gerektiği konusunda açık bir görüşe sahiptirler. Yine de yaşam koşullarının zor ve tehlikeli olduğunu, bunlarla baş edilmesi gerektiğini, kendilerini ve değer verdikleri kişileri korumak zorunda olduklarını hissederler. Çevrenin kendilerine zarar vermesini veya ortaya çıkardıklarını yok etmesini önlemek için kendilerine ve başkalarına karşı çetin ve sert davranırlar.


Sağlıklı Nefis Algılaması


“Güçlü ve girişken bir insanım.”


Gizli Yakınma


“Yaşam savaşı veriyorum; izin verecek olursam başkaları beni kullanabilir.”


Özel Tahrik


Tümüyle kendilerine yeterli ve bağımsız olduklarını düşünmek. Averaj ve sağlıksız Sekiz’ler, kimseye ihtiyaçları olmayacak şekilde özerk ve bağımsız ama bu arada insanların onlara bağımlı olmalarını sağlayacak şekilde güçlü ve yapabilir olmak isterler. Aslında Sekiz’lerin başkalarına ihtiyacı vardır ama güçlü olmak ve her şeyi kontrol altında tutmak pahasına buna direnirler. İhtiyaç içinde olmak zayıflık demektir; bu yüzden Sekiz’ler duygusal olarak kendilerini soyutlarlar ve insanlara içerleme içindedirler; bu yönlerini dengelemek için de her şeyi kontrol etmeye çalışırlar.


Kurtarıcı Erdem


Zamanla artan yüzleşmelere ve çevreyi sindirmelerine rağmen averaj Sekiz’ler yaşamlarının sırf bu yüzden tehlikeye girmekte olduğunu fark edebilirler. Kendilerini koruma arzusu burada devreye girer ve daha dengeli davranmaya başlarlar. Ayrıca, kendini koruma ve kendine güvenme isteği içinde başkalarına da bu doğrultuda yardım etmeye başlarlar.


Yapısal Örüntü


Anahtar unsur yayılmaktır. Sekiz’lerin akıl ve ruhu bir yanardağ gibidir; sanki büyük bir güç, çevreye hâkim olmak için dışa doğru yol almaktadır. Sekiz’ler inanılmaz güçlü benlikleri ile dış dünyaya yönelik, cinsellik unsurları da içeren saldırganlık sergilerler. Sekiz’lerde genelde iç çatışma yoktur; akıl ve ruhlarının yapısından dolayı saldırganlıklarını bastırmak veya nefse döndürmek yerine dışa atarlar. Ama çeşitli yüzleşmeler yüzünden ve irade, benlik gösterileri sırasında sıklıkla kişilerarası çatışma yaşarlar. (Bu tarz bir çatışma anlık endişe ve korkuya neden olabilir; Sekiz’ler bunu da inkâr ederler.) Genel örüntü, çevreyi ve insanları etkilemek veya ona tümüyle hâkim olmak için amansız bir dışa doğru yayılmaktır.


Bilişsel Hata


Başkalarından bağımsız olarak kendilerini öne sürebilme yetenekleri ile özdeşleşmiş olmak. Dolayısıyla, Sekizler doğaya, insanlara veya en basitinden açılmayan bir konserve kutusu gibi herhangi bir şeye karşı sürekli çabalamakta olduklarını hissederler. Ayrıca, kendi refahlarının temelde diğer insanların refahları ile hiçbir ilişkisi olmadığını görürler.


Kaçınılmaz Sonuçlar


Sekiz’ler başkaları tarafından incitilmekten veya kontrol edilmekten korkarlar ama öfkeli yüzleşme tavırları yüzünden bu olasılığı artırırlar. Blöf yaparlar, insanı kışkırtırlar; bir ara karşı taraf blöfü görür ve o zaman işler tehlikeye girer; dolayısıyla Temel Arzuları (kendilerini ve bağımsızlıklarını korumak) zayıflamış olur. Bu arada, öfke içinde düşüncesizce yapılmış hareketler ve kavgalar, karşı taraftan misilleme gelmesine neden olur. Sonunda özgürlükler ve hareket kabiliyeti kısıtlanır. Çöküş hızlandıkça kendilerine yeterli olmaktan çıkıp başkalarına bağımlı olmaya başlarlar. Dünyanın hâkimi yerini misillemeden korkan esire bırakmıştır. Sağlıklı olmayan Sekiz’ler korkularını, savunmasızlıklarını, ihtiyaç içinde olduklarını hatırlamakta zorlanırlar. Bunları saldırganlıkla inkâr etmek sonunda ruhlarını çökertir; aynı özelliklere sahip insanlara karşı duyarsız ve saldırgan olurlar. Nefsi reddetme ve zulüm döngüsü kırılmadıkça sonuç Sekiz’ler ve yakınları için korkunç ve acıklı olabilir.


Bazen Sekiz’ler bu kısır döngünün farkına varırlar ve kurtulmak için içlerindeki güç ve tutkuyu bulup kullanırlar. Sağlıklı Sekiz’ler tarzlar içinde en eli açık ve yapıcı olanıdırlar: Başkalarının gelişeceği ve güçleneceği ortamlar yaratırlar. Ama sağlıksız Sekiz’ler için tam tersi doğrudur: Tüm dünyanın kendi aleyhlerinde olduğunu düşünen öfkeli Sekiz’ler müthiş yıkıcı ve katı kalplidirler.


Sekiz’in Bölünmez Bütününün akışı kısaca şöyle açıklanabilir:


Sekiz’ler yüce ruhlu kahramanlıktan ve cesur liderlikten maceraperest yaracılığa, hükmeden genişlemeciliğe ve sindiren yüzleşmeciliğe, daha sonra da acımasız saldırganlığa, cüretkâr megalomaniye ve en sonunda kinci yıkıcılığa çökerler. Sekiz’ler fiziksel enerjileri, canlılıkları, yaşadıkları deneyimler ve tepkileri ile özdeşleşmişlerdir: Bir dürtü gelir ve hemen harekete geçerler.


Bedenlerinin son derece farkındadırlar ve bedenlerini kullanırlar. İçgüdüsel enerji onları sürekli eyleme ve girişkenliğe, iddialı olmaya zorlar. Sekiz’ler sürekli ayrıntılı planlar yaparlar, sürekli güvenlik, para, cinsellik, yiyecek gibi içgüdüsel ihtiyaçlarını düşünürler. Böyle bir durumda Düşünme Merkezi gerçeği araştırmak veya iç kılavuzdan yararlanmak için özgür ve açık değildir; içgüdüsel doğaları da içinde bulundukları duruma tepkide bulunacak kadar özgür değildir. Sonuç olarak averaj Sekiz’ler tüm hesaplara rağmen akılsız seçimler yapabilirler.


Averaj Sekiz’lerin içgüdüsel enerjisi, başkalarına yaşam heyecanı veya irade gücü olarak gözükebilir. Sağlıksız Sekiz’lerde ise benlik, içgüdüsel enerji ile o denli özdeşleşmiştir ki Hissetme ve Düşünme Merkezleri dengelerini yitirmişlerdir. Bu aşamada tutkulu nitelikler kaybolur, onların yerini kontrol ve yaşamı sürdürme arayışları alır. İnsanlara önem vermezler, kendi duygusal ihtiyaçlarına hiç bakamazlar. Dengesizleşen hisler kararır ve intikamcı olur. Ham içgüdüleri, çarpık düşünceleri ve yaralı hisleri yaşama savaş açmalarına neden olur. Tarzlar bölümünde gördüğümüz gibi sonuç işin içindeki tüm insanlar için yıkıcıdır. Bu örüntüye göre Sekiz’lerin doğrudan hisleri üzerinde çalışmaları yararlı olacaktır. Averaj erimde Sekiz’lerin hisleri oradadır ama pek kullanılmamaktadır. Sekiz’ler farkındalıklarını bu Merkeze yöneltirlerse denge kazanacaklardır. Bu nedenle birçok Sekiz gönüllü çalışarak, zayıflara ve mağdurlara yardım ederek kendilerini rahatlamış hissederler.


Sekiz’ler haksız ve korkunç şeylere muhatap olmuş olsalar bile duydukları öfke ve kederden kurtulmanın yolunu aynı yollardan geçmiş insanlara ellerini uzatarak bulurlar. Burada söz konusu olan Sekiz’lerin içgüdüsel yetenekleridir. Sekiz’ler düşüncelerini içgüdüsel dürtülerden ayırarak da kendilerini geliştirebilirler. Böylelikle eylemlerinin kaynaklanacağı bir iç sakinlik ve huzur keşfederler. Daha da ötesi Düşünme Merkezi, içgüdüsel Merkezin egemenliğinden kurtuldukça Sekiz’ler içlerindeki berraklıkla, aydınlıkla temas etmeye başlarlar ve iç kılavuzlarını bulurlar. Bu gelişmeler ile Sekiz’ler var oluşlarını hissederler, aramakta oldukları güç ve bütünlüğe erişirler. “Antisosyal Kişilik Bozukluğu”, çocuklukta veya erken ergenlik döneminde başlayan ve yetişkinlikte devam eden, başkalarının haklarına saygı göstermeyen ve bu hakları ihlal eden sürekli bir örüntüdür.


Anti-sosyal Kişilik Bozukluğu


Antisosyal Kişilik Bozukluğu olan kişiler, kanunlara uygun davranış açısından sosyal normlara uymazlar. Mala mülke zarar verme, çalma veya yasa dışı işler peşinde koşma gibi tutuklanmak için zemin hazırlayan eylemlerde bulunurlar. Antisosyal Kişilik Bozukluğu olan kişiler başkalarının isteklerine, haklarına ve hislerine saygı göstermezler. Kişisel çıkar veya zevkleri için çoğu zaman aldatıcı ve kurnazlıkla yönlendirici yollara başvururlar. Sürekli yalan söyleyebilir, takma ad kullanabilir, dolandırabilir veya hasta numarası yapabilirler.


Dürtülerle hareket der, bu yüzden de gelecek için plan yapamazlar. Tedirgin, sinirli ve saldırgan olma eğilimi içinde sürekli fiziksel kavgalara girerler veya fiziksel saldırıda bulunurlar. Kendilerinin ve başkalarının güvenliği konusunda sorumsuz ve umursamaz davranırlar. Bu durum araba sürmede de ortaya çıkar (örneğin, aşırı hız yapma, sarhoş araba sürme, araba kazaları). Çocuğu tehlikeye sokacak kadar bakımını ihmal edebilirler. Antisosyal Kişilik Bozukluğu olan kişiler, sürekli ve aşırı bir şekilde sorumsuz olma eğilimindedirler. Mali yükümlülüklerini yerine getirmezler; örneğin, borç ödemezler, bakmaları gereken çocuk veya diğer kişilerle ilgilenmezler. Davranışlarının sonuçlarından dolayı pişmanlık duymazlar.


Başkalarına kötü davranma, zarar verme veya çalma gibi olaylarda kayıtsız davranırlar veya kendilerine göre mantıklı açıklamalar getirirler (örneğin, ‘Yaşam adil değil’ ‘Kaybedenler kaybetmeyi hak etmişlerdir’ veya ‘Zaten ona bir şeyler olacaktı’). Davranışlarını değiştirmezler veya telafi etmeye çalışmazlar. Herkesin ‘bir numaraya yardım etmek’ için orada olduğuna ve itilip kakılmamak için ne gerekirse yapılması gerektiğine inanırlar...

======= >>>>>>> temp-branch PsyKey | MBTI & Enneagram

PSYKEY

ENNEAGRAM 8

Öz güven sahibi, kararlı, hükmedici ve yüzleşme eğilimli


Medyada Enneagram 8

Aşağıda bazı enneagram 8 karakterleri görebilirsiniz.


Beden Üçlüsünde yer alır.


İçgüdü enerjisini aşırı kullanır. Sekiz’ler kendilerini, bağımsızlıklarını ve canlılıklarını hiç durmadan öne sürerler, sonunda kendilerini ve çevrelerini aşırı yorarlar. Çevrelerindeki her şeye ve herkese meydan okumaya ve onlara hükmetmeye başlarlar. Kendilerini herkesten daha güçlü ve daha gerçekçi olarak görürler. Şehvet Tutkusu aslında cinsel tutku değildir; ona, yoğunluğa bağımlılık demek daha doğru olur. Şehvet tutkusuna kapılmışsak bu canlılık ve özgürlük duyusunu, çevremizle ve başkaları ile olan etkileşimlerimizin yoğunluğu ile yakalamaya çalışırız. Basit bir tartışma ile yetinmeyiz, ateşli bir münakaşa isteriz. Taşkınlık sergileyerek sahte bir güç kazanırız. Sekiz’ler huzur ve rahatlıktan uzak oldukları sürece her an ateşlenmeye ihtiyaçları vardır. Yaşama ve özellikle kendilerine ılımlı ve zayıf tepkiden hoşlanmazlar. “Eğer bir işi yapacaksan tam yap.”


Sekiz’ler kendilerini güvensiz hissettikçe yoğunluğa, aşırılığa, çatışmaya ve kontrole kayarlar. Kendilerini öne sürme ihtiyacı, çevreyi ve insanları kontrol etme arzusuna dönüşür. Ama bu arada, teslim olduğumuz Şehvet Tutkusu bizi kontrolsüz kılar. Şehvetimizin nesneleri, olumlu veya olumsuz, bizi kontrol eder ve bize egemen olur. Masumiyeti çocuklara yakıştırırız. Gerçekten de çocukların o var oluşa duydukları hayret, bu erdemi iyi anlatır. Masumiyet tümüyle ve derinlemesine insan olmaktır, sadelik demektir. Anı yaşadığımız zaman ve uyanık iken hile ve dalavere ile işimiz olmaz. Yaşam ve insanlarla olan ilişkimiz samimi, doğrudan ve içtendir. Doğa ile engin bir paylaşma içinde olduğumuzdan dolayı hiçbir şekilde kendimize dönük değilizdir. Evren ile birlikte yaşamı sürdürürüz; evren sanki bizim için yaratılmıştır. Masumiyet ile Sekiz’lerin yüreği herkese ve her şeye açılır, tüm dünya için iyilik duyguları hâkim olur. Bu yüce gönüllülük kendini nezaket, sakınma, merhamet, nefsine hâkim olma, iyilikseverlik ve başkalarını koruma olarak gösterir.


Takılma E4’ler gibi Sekiz’ler de bir şeylerin eksik olduğunun farkındadırlar. Sekiz’lerin benliği, yine Dört’lerinki gibi, bu durumu derinliğine anlamak yerine tepkide bulunur. Sekiz’lere göre birileri bu felaketten sorumludur. Kendilerini itilmiş, Tanrı tarafından reddedilmiş- işlediklerinin farkında bile olmadıkları bir suçtan dolayı cennetten atılmış hissederler ve çok kızgındırlar. Bilinçaltında, dünyanın onların aleyhinde olduğunu varsayarlar ve kendilerine bir yer edinmek için savaşmak zorunda olduklarını düşünürler. Bu takılma sonucunda her şeyi bir mücadele ve üstesinden gelinmesi gereken bir durum olarak görürler. Hiçbir şey kolay değildir; ihtiyaçlarını elde etmek için sürekli dürtmek zorundadırlar. Doğal olarak kin başkalarına yöneliktir. Sekiz’ler, kendi tanımladıkları adalet için savaşmak isterler ama takılma açısından bakıldığında adalet genelde karşılıkta bulunmaktır. (“Beni incitirsen ben de seni incitirim.” “Göze göz, dişe diş.”) Benliğin bu karşılık verme arzusu, toplumuzda yer etmiştir ve günlük olaylarda sık görülmektedir.



Sağlıklı ve Sağlıksız Haller


Güvenli girişken, öz güven sahibi ve tuttuğunu koparan güçlü bir kişiliğe sahip sağlıklı Sekiz’ler ihtiyaç ve isteklerini elde etmesini bilirler. İçten dürtülenen, “yapabilirim” tutumu içinde eyleme yönelik insanlardır. Meydan okunmasını severler. Yeni durumlarla veya zorluklarla derhal ve becerikli bir şekilde baş ederler. Kişisel girişimcilikleri kuvvetlidir; işi başlatır ve yaparlar. Bağımsızlığa değer verirler ve bunu başkalarında desteklerler. Güçlü bir iradeye sahip, azimli, heyecanlı, tuttuğunu koparan eylem insanıdırlar. İletişim tarzları basit ve doğrudandır: “Ne görüyorsanız odur.”


Sekiz’ler herkesin saygı duyduğu ve kılavuz olarak başvurduğu doğal liderlerdir kararlı, otoriter ve kumandan. Onurlu davranarak, güçlerini kontrollü kullanarak, insanları koruyarak ve destekleyerek, değerli amaçları ve yararlı girişimleri yüreklendirip arka çıkarak ve bunlara yol göstererek saygınlık kazanırlar. Adaleti ve kurallara göre oynamayı (fair play) teşvik ederler. Dünya için olumlu bir bakış açısına sahiptirler. En iyi durumda: Kendilerine hâkim, güçleriyle başkalarını da taşıyan şefkatli ve yüce ruhlu, sabırlı ve bağışlayıcı insanlardır. Yüreklerini açma cesaretine sahiptirler. Başkalarını esinleyen ve güçlendiren nazik kişilerdir. Hedefe erişmek için kendilerini korkusuzca tehlikeye atabilirler: Yiğitlik ve kahramanlıkla tarihî büyüklüğü yakalayabilirler.


Averaj Sekiz’ler bağımsız ve özerk olmak için çabalarlar. Bağımlılıktan korkarlar; bu yüzden sertleşirler. (“Benim kimseye ihtiyacım yok.”) Kendi kendine yeterli olmak, mali bağımsızlık ve yeterli kaynaklara sahip olmak önemlidir: Girişimci, pragmatik (yararcı), iş döndüren, çetin insan olurlar. Çalışkan, iş adamı havasında, kurnaz bir kişi olarak kendileri ve sevdikleri için avantaj sağlamaya çalışırlar. Sekiz’ler aynı zamanda çeşitli zevkleri tatmak isteyen, cüretli, serüven seven, kendilerini kanıtlamak ve heyecan duymak için risk alan insanlardır. Gerilim arttıkça kendilerini korumaya ve duygusal olarak savunmaya yönelirler. Çabalarının desteklenmediği kanısına saplanırlar. Önemli kişi olduklarını anlatmaya çalışırlar; övünmeye, kibirlenmeye başlarlar; büyük planlar yaparlar, büyük vaatler verirler. Kendilerine güvenleri azaldıkça daha baskıcı, saldırgan ve yayılmacı olup çevreye ve insanlara hâkim olmaya çalışırlar; sözleri kanundur.


Her şey için daha fazla enerji ve güç kullanırlar. Bitkin düşerler ama hala ben merkezlidirler ve iradelerini hâkim kılmak isterler; herkesten uyum beklerler ve her şeyin kendi istekleri doğrultusunda olmasını talep ederler. Sekiz’lere göre diğer insanlar eşit değildir ve onlara saygı göstermek gerekmez. Otoriter ve sert bir şekilde çevreye emir yağdırırlar ama kendilerine bir şey yaptırmak isteyenlere açıkça meydan okurlar. Kendilerini reddedilmiş hissederler ve insanların desteğini yitirdiklerini görürler. Buna rağmen yüzleşmeye hazırdırlar; kavgacı, huysuz ve öfkeli olurlar; düşmanca ilişkiler oluştururlar. Her şeyi bir irade çekişmesi haline getirirler ve geri çekilmeyi bilmezler.


Sınırları zorlarlar. Uyumu sağlamak, dengeleri bozmak ve insanları güçsüz kılmak için tehdide başvururlar, gözdağı verirler, misilleme ile korkuturlar. (“Beni kızdırmak işinize gelmez!”) Bu haksız davranışlar insanların zorba Sekiz’lerden korkmalarına, onlara içerlemelerine ve onlara karşı durabilmek için birleşmelerine neden olur.

Sağlıksız Sekiz’ler arkadan vurulduklarını düşünürler, ama aynı zamanda sınırı geçmiş olduklarını ve geri dönemeyeceklerini bilirler. Her türlü kontrolü reddederler, kanun veya sınır kabul etmezler. Bazıları suçlu, kaçak ve dolandırıcı olur. Ellerinde kalan güce sarılır ve sonuç ne olursa olsun hâkimiyetlerini sürdürmeye çalışırlar. Tümüyle katı kalpli, acımasız ve ahlaksız olurlar; suçluluk hissi, korku, şefkat veya herhangi bir insancıl his tanımadan şiddete başvurabilirler.


Yarattıkları düşmanlardan kendilerini korumak ve bastırılmış korkularını yatıştırmak için sürekli bir adım önde olmak zorundadırlar. “Güçlü olan haklıdır” ve “orman kanunu” felsefesini benimseyerek zalimce ve öfke içinde çevreyi dehşete sokarak güçlenmeye çalışırlar. Kendileri hakkında kuruntulu düşüncelere (megalomani) saplanırlar: Her şeye gücü yeten, yenilmez, incinmez kişi olduklarını düşünürler. Gitgide daha cüretkâr bir şekilde sınırlarını aşarlar. Tehlikeli durumlarda uyum sağlamayan her şeyi vahşice ve hınçla yok etmeye çalışırlar. Anti-sosyal eğilimler ortaya çıkar: Zalim ve katil olabilirler.


Aile ve Bireysel İlişkilerinde E8


Tarz Sekiz bakan ve besleyen kişi ile çelişkili ilişkiye sahiptir; bu anne veya anne rolünde başka birisi olabilir. Sekiz’ler, genelde bilinçdışı olarak, onlara bakan ve besleyen kişiler tarafından reddedildiklerini hissederek büyürler. Bu hisler çok küçük yaşlarda Sekiz’lerin anneleri ile irade çatışmasına girdikleri ve bağımsızlıklarını vurguladıkları zaman başlar. Sekiz’lerin iradeleri ve içgüdüleri çok daha güçlü olduğu için bakıcılarında kuvvetli duygusal tepkiler oluşur ve işte bu tepkiler yüzünden genç Sekiz’ler kendilerini reddedilmiş hissederler. Aynı zamanda aile içinde yeterli ilgi görebilmek için tamamlayıcı rol oynamaları gerektiğini anlarlar. “Küçük koruyucu,” başkalarına bakabilen güçlü, çetin ve bağımsız kişi olurlar. Bunun sonucunda birçok Sekiz küçük yaşlardan itibaren yetişkin sorumluluğu veya yükü altına girer. Bu rolü üstlenmek için çocuk korkularını, savunmasızlıklarını ve duygusal ihtiyaçlarını bastırmayı öğrenirler.


Üçlü Konuları

İçgüdüsel Merkezde olan Sekiz’ler müthiş bir canlılık içindedirler ama aynı zamanda, fazla kontrole gerek duymadan içgüdüsel dürtülerini izlerler. İçgüdüsel enerji arttıkça bazen sonuçlarını tam hesaplamadan eyleme geçerler. Bu tutum Sekiz’lerin yaptıkları her şey için kuvvetli duygular beslemelerine neden olur. Çevredeki hiçbir şeyden etkilenmemeye veya kontrol altına girmemeye dikkat ederek güçlü bir şekilde kendilerini öne çıkarırlar. İçgüdüsel enerjinin yardımı ile kendi sınırlarını çizerler ve başkalarının sınırlarını kontrol ederler. Saldırganlık (öfke) ve savunmasızlıklarını bastırma ile ilgili sorunlar ortaya çıkar.


Çökme Yönü


Averaj Sekiz’ler eylem insanıdırlar. Açıkça öne çıkarlar, pozisyonlarını güçlü bir şekilde ortaya koyarlar, sıkı çalışırlar (aynı zamanda bolca eğlenirler), adalet ararken veya çıkarlarını korurken başkaları ile bazen güç çatışmasına girebilirler. Bu tutum aşırı gerilim yaratabilir ve Sekiz’ler üstlendikleri yüklerden bunalıp Tarz Beş’in averaj özelliklerini sergilemeye başlarlar. Geri plana çekilirler, duygusal olarak kapanırlar, uygun bir hareket tarzı buluncaya kadar kendi başlarına olmayı yeğlerler. Her şeyleri gizli saklıdır, çevreden uzaklaşırlar, dünyaya ve insanlara kötümser ve alaycı bir şekilde bakarlar. Tarz Beş’e gitmek Sekiz’lere zaman kazandırır ama aynı zamanda kuşkularını ve reddedilme hislerini körükleyebilir.


Sağlıksız Sekiz’ler dünya ile savaş halindedirler; çevreyi çok sıkı kontrol etmeleri veya her şeye hâkim olmaları düşman yaratır. Gerilim o denli artar ki sonunda Sekiz’lerin kabadayılığı ve şişmiş öz güvenleri çöker. Sağlıksız Beş’e gittikleri zaman dünya ile ve kendi çaresizlikleri ile ilgili dehşet verici korkularının aniden farkına varırlar ve hiçlik (nihilizm) içinde kendilerini dış dünyadan ayırırlar. Umutsuzluk hissi hâkim olur, tuhaf korkular veya çarpılmış gözlemler yaratarak insanlardan koparlar. Hiç kimseye güvenemezler; herkes onların varlığı için bir tehdittir. Öze yönelik kuşkuların ve içinde bulundukları dehşetin bilincine varırlar ama en kısa zamanda kuşkularını bastırır ve saldırgan savunmalarına geri dönerler.


Gelişme Yönü


Sağlıklı Sekiz’ler Tarz İki’ye gittikleri zaman uzun süredir bastırdıkları şefkat hislerini keşfederler. Güçlerini, insanları desteklemek ve yüceltmek için kullanırlar. Başkalarının varlığı, rahatı için çalışan cömert ve iyi kalpli insan olurlar; nüfuzlarını durumu iyileştirmek, standartları yükseltmek için kullanırlar. Güç sevgisi yerini sevginin gücüne bırakır. Kendi iradelerinden daha yüce bir şeye hizmet etmeye başlarlar. Duygularını daha özgürce, daha basit ve içten bir şekilde ifade ederler. Başkalarına baktıkları gibi kendilerine de bakılmasına izin verirler ve bunun onları zayıflatmayacağına inanırlar. Özlerini yitirmeden sevebileceklerini fark ederler.


Güven Noktası


Sekiz’ler güven duydukları insanlarla ve yakınları ile Tarz İki’nin averaj özelliklerini sergilerler. Başkalarının onlara ihtiyaçları olduğundan emin olmak ve bunu kanıtlamak isterler; bu yüzden değer verdikleri insanlara iyilik yapmak için çırpınırlar. Aynı şekilde, kendilerini güvende hissettikleri koşullarda çekinmeden duygusallık gösterirler; özellikle çocukların, hayvanların saflığından etkilenip onlara bakmak isterler. Bu davranışlar, Sekiz’lerin kalplerinin derinliklerindeki reddedilme hislerini, bastırılmış yakınlaşma ve bakılma arzularını, yitirilmiş saflıklarına duydukları üzüntüyü açıkça ortaya çıkarır.

Temel Korku


İncitilmek, kontrol edilmek. Koydukları sınırların aşılması.


Temel Arzu


Kendilerini ve bağımsızlıklarını korumak. Sekiz’ler kendi düşünce ve haklarını öne sürmek, kendilerini ve yeteneklerini kanıtlamak, saygı duyulmak, işleri yürütmek için gerekli kaynaklara sahip olmak, önemli olduklarına kendilerini inandırmak, çevreye hâkim olmak, istediklerini yaptırmak, yaşamak için savaş vermek, incitilemez olmak isterler.


Arayış


Yaşamı sürdürmek. Sekiz’ler fiziksel yaşamı ve “miraslarını” (kurdukları düzeni, kurumu, vb.) yaşatma arayışı içindedirler. Çevrelerinin nasıl olması ve bu çevrenin kendilerini nasıl göstermesi gerektiği konusunda açık bir görüşe sahiptirler. Yine de yaşam koşullarının zor ve tehlikeli olduğunu, bunlarla baş edilmesi gerektiğini, kendilerini ve değer verdikleri kişileri korumak zorunda olduklarını hissederler. Çevrenin kendilerine zarar vermesini veya ortaya çıkardıklarını yok etmesini önlemek için kendilerine ve başkalarına karşı çetin ve sert davranırlar.


Sağlıklı Nefis Algılaması


“Güçlü ve girişken bir insanım.”


Gizli Yakınma


“Yaşam savaşı veriyorum; izin verecek olursam başkaları beni kullanabilir.”


Özel Tahrik


Tümüyle kendilerine yeterli ve bağımsız olduklarını düşünmek. Averaj ve sağlıksız Sekiz’ler, kimseye ihtiyaçları olmayacak şekilde özerk ve bağımsız ama bu arada insanların onlara bağımlı olmalarını sağlayacak şekilde güçlü ve yapabilir olmak isterler. Aslında Sekiz’lerin başkalarına ihtiyacı vardır ama güçlü olmak ve her şeyi kontrol altında tutmak pahasına buna direnirler. İhtiyaç içinde olmak zayıflık demektir; bu yüzden Sekiz’ler duygusal olarak kendilerini soyutlarlar ve insanlara içerleme içindedirler; bu yönlerini dengelemek için de her şeyi kontrol etmeye çalışırlar.


Kurtarıcı Erdem


Zamanla artan yüzleşmelere ve çevreyi sindirmelerine rağmen averaj Sekiz’ler yaşamlarının sırf bu yüzden tehlikeye girmekte olduğunu fark edebilirler. Kendilerini koruma arzusu burada devreye girer ve daha dengeli davranmaya başlarlar. Ayrıca, kendini koruma ve kendine güvenme isteği içinde başkalarına da bu doğrultuda yardım etmeye başlarlar.


Yapısal Örüntü


Anahtar unsur yayılmaktır. Sekiz’lerin akıl ve ruhu bir yanardağ gibidir; sanki büyük bir güç, çevreye hâkim olmak için dışa doğru yol almaktadır. Sekiz’ler inanılmaz güçlü benlikleri ile dış dünyaya yönelik, cinsellik unsurları da içeren saldırganlık sergilerler. Sekiz’lerde genelde iç çatışma yoktur; akıl ve ruhlarının yapısından dolayı saldırganlıklarını bastırmak veya nefse döndürmek yerine dışa atarlar. Ama çeşitli yüzleşmeler yüzünden ve irade, benlik gösterileri sırasında sıklıkla kişilerarası çatışma yaşarlar. (Bu tarz bir çatışma anlık endişe ve korkuya neden olabilir; Sekiz’ler bunu da inkâr ederler.) Genel örüntü, çevreyi ve insanları etkilemek veya ona tümüyle hâkim olmak için amansız bir dışa doğru yayılmaktır.


Bilişsel Hata


Başkalarından bağımsız olarak kendilerini öne sürebilme yetenekleri ile özdeşleşmiş olmak. Dolayısıyla, Sekizler doğaya, insanlara veya en basitinden açılmayan bir konserve kutusu gibi herhangi bir şeye karşı sürekli çabalamakta olduklarını hissederler. Ayrıca, kendi refahlarının temelde diğer insanların refahları ile hiçbir ilişkisi olmadığını görürler.


Kaçınılmaz Sonuçlar


Sekiz’ler başkaları tarafından incitilmekten veya kontrol edilmekten korkarlar ama öfkeli yüzleşme tavırları yüzünden bu olasılığı artırırlar. Blöf yaparlar, insanı kışkırtırlar; bir ara karşı taraf blöfü görür ve o zaman işler tehlikeye girer; dolayısıyla Temel Arzuları (kendilerini ve bağımsızlıklarını korumak) zayıflamış olur. Bu arada, öfke içinde düşüncesizce yapılmış hareketler ve kavgalar, karşı taraftan misilleme gelmesine neden olur. Sonunda özgürlükler ve hareket kabiliyeti kısıtlanır. Çöküş hızlandıkça kendilerine yeterli olmaktan çıkıp başkalarına bağımlı olmaya başlarlar. Dünyanın hâkimi yerini misillemeden korkan esire bırakmıştır. Sağlıklı olmayan Sekiz’ler korkularını, savunmasızlıklarını, ihtiyaç içinde olduklarını hatırlamakta zorlanırlar. Bunları saldırganlıkla inkâr etmek sonunda ruhlarını çökertir; aynı özelliklere sahip insanlara karşı duyarsız ve saldırgan olurlar. Nefsi reddetme ve zulüm döngüsü kırılmadıkça sonuç Sekiz’ler ve yakınları için korkunç ve acıklı olabilir.


Bazen Sekiz’ler bu kısır döngünün farkına varırlar ve kurtulmak için içlerindeki güç ve tutkuyu bulup kullanırlar. Sağlıklı Sekiz’ler tarzlar içinde en eli açık ve yapıcı olanıdırlar: Başkalarının gelişeceği ve güçleneceği ortamlar yaratırlar. Ama sağlıksız Sekiz’ler için tam tersi doğrudur: Tüm dünyanın kendi aleyhlerinde olduğunu düşünen öfkeli Sekiz’ler müthiş yıkıcı ve katı kalplidirler.


Sekiz’in Bölünmez Bütününün akışı kısaca şöyle açıklanabilir:


Sekiz’ler yüce ruhlu kahramanlıktan ve cesur liderlikten maceraperest yaracılığa, hükmeden genişlemeciliğe ve sindiren yüzleşmeciliğe, daha sonra da acımasız saldırganlığa, cüretkâr megalomaniye ve en sonunda kinci yıkıcılığa çökerler. Sekiz’ler fiziksel enerjileri, canlılıkları, yaşadıkları deneyimler ve tepkileri ile özdeşleşmişlerdir: Bir dürtü gelir ve hemen harekete geçerler.


Bedenlerinin son derece farkındadırlar ve bedenlerini kullanırlar. İçgüdüsel enerji onları sürekli eyleme ve girişkenliğe, iddialı olmaya zorlar. Sekiz’ler sürekli ayrıntılı planlar yaparlar, sürekli güvenlik, para, cinsellik, yiyecek gibi içgüdüsel ihtiyaçlarını düşünürler. Böyle bir durumda Düşünme Merkezi gerçeği araştırmak veya iç kılavuzdan yararlanmak için özgür ve açık değildir; içgüdüsel doğaları da içinde bulundukları duruma tepkide bulunacak kadar özgür değildir. Sonuç olarak averaj Sekiz’ler tüm hesaplara rağmen akılsız seçimler yapabilirler.


Averaj Sekiz’lerin içgüdüsel enerjisi, başkalarına yaşam heyecanı veya irade gücü olarak gözükebilir. Sağlıksız Sekiz’lerde ise benlik, içgüdüsel enerji ile o denli özdeşleşmiştir ki Hissetme ve Düşünme Merkezleri dengelerini yitirmişlerdir. Bu aşamada tutkulu nitelikler kaybolur, onların yerini kontrol ve yaşamı sürdürme arayışları alır. İnsanlara önem vermezler, kendi duygusal ihtiyaçlarına hiç bakamazlar. Dengesizleşen hisler kararır ve intikamcı olur. Ham içgüdüleri, çarpık düşünceleri ve yaralı hisleri yaşama savaş açmalarına neden olur. Tarzlar bölümünde gördüğümüz gibi sonuç işin içindeki tüm insanlar için yıkıcıdır. Bu örüntüye göre Sekiz’lerin doğrudan hisleri üzerinde çalışmaları yararlı olacaktır. Averaj erimde Sekiz’lerin hisleri oradadır ama pek kullanılmamaktadır. Sekiz’ler farkındalıklarını bu Merkeze yöneltirlerse denge kazanacaklardır. Bu nedenle birçok Sekiz gönüllü çalışarak, zayıflara ve mağdurlara yardım ederek kendilerini rahatlamış hissederler.


Sekiz’ler haksız ve korkunç şeylere muhatap olmuş olsalar bile duydukları öfke ve kederden kurtulmanın yolunu aynı yollardan geçmiş insanlara ellerini uzatarak bulurlar. Burada söz konusu olan Sekiz’lerin içgüdüsel yetenekleridir. Sekiz’ler düşüncelerini içgüdüsel dürtülerden ayırarak da kendilerini geliştirebilirler. Böylelikle eylemlerinin kaynaklanacağı bir iç sakinlik ve huzur keşfederler. Daha da ötesi Düşünme Merkezi, içgüdüsel Merkezin egemenliğinden kurtuldukça Sekiz’ler içlerindeki berraklıkla, aydınlıkla temas etmeye başlarlar ve iç kılavuzlarını bulurlar. Bu gelişmeler ile Sekiz’ler var oluşlarını hissederler, aramakta oldukları güç ve bütünlüğe erişirler. “Antisosyal Kişilik Bozukluğu”, çocuklukta veya erken ergenlik döneminde başlayan ve yetişkinlikte devam eden, başkalarının haklarına saygı göstermeyen ve bu hakları ihlal eden sürekli bir örüntüdür.


Anti-sosyal Kişilik Bozukluğu


Antisosyal Kişilik Bozukluğu olan kişiler, kanunlara uygun davranış açısından sosyal normlara uymazlar. Mala mülke zarar verme, çalma veya yasa dışı işler peşinde koşma gibi tutuklanmak için zemin hazırlayan eylemlerde bulunurlar. Antisosyal Kişilik Bozukluğu olan kişiler başkalarının isteklerine, haklarına ve hislerine saygı göstermezler. Kişisel çıkar veya zevkleri için çoğu zaman aldatıcı ve kurnazlıkla yönlendirici yollara başvururlar. Sürekli yalan söyleyebilir, takma ad kullanabilir, dolandırabilir veya hasta numarası yapabilirler.


Dürtülerle hareket der, bu yüzden de gelecek için plan yapamazlar. Tedirgin, sinirli ve saldırgan olma eğilimi içinde sürekli fiziksel kavgalara girerler veya fiziksel saldırıda bulunurlar. Kendilerinin ve başkalarının güvenliği konusunda sorumsuz ve umursamaz davranırlar. Bu durum araba sürmede de ortaya çıkar (örneğin, aşırı hız yapma, sarhoş araba sürme, araba kazaları). Çocuğu tehlikeye sokacak kadar bakımını ihmal edebilirler. Antisosyal Kişilik Bozukluğu olan kişiler, sürekli ve aşırı bir şekilde sorumsuz olma eğilimindedirler. Mali yükümlülüklerini yerine getirmezler; örneğin, borç ödemezler, bakmaları gereken çocuk veya diğer kişilerle ilgilenmezler. Davranışlarının sonuçlarından dolayı pişmanlık duymazlar.


Başkalarına kötü davranma, zarar verme veya çalma gibi olaylarda kayıtsız davranırlar veya kendilerine göre mantıklı açıklamalar getirirler (örneğin, ‘Yaşam adil değil’ ‘Kaybedenler kaybetmeyi hak etmişlerdir’ veya ‘Zaten ona bir şeyler olacaktı’). Davranışlarını değiştirmezler veya telafi etmeye çalışmazlar. Herkesin ‘bir numaraya yardım etmek’ için orada olduğuna ve itilip kakılmamak için ne gerekirse yapılması gerektiğine inanırlar...

<<<<<<< HEAD ======= >>>>>>> f6e1af7 (İlk commit) >>>>>>> temp-branch