<<<<<<< HEAD ======= <<<<<<< HEAD PsyKey | MBTI & Enneagram

PSYKEY

ENNEAGRAM 6

Güvenilir, kendini adayan, savunmacı ve şüpheci


Medyada Enneagram 6

Aşağıda bazı enneagram 6 karakterleri görebilirsiniz.


Kafa Üçlüsünde yer alır.


Zayıf ve güçlü yönleri, iç kılavuz ve destek bulmak ile ilgilidir. E6 karar vermede ve geleceğe yönelme konusunda zorlanırlar ve açık düşünme sağlayacak iç kılavuzdan kopukturlar. E6’lar aşırı düşünürler endişe içinde ne olup bittiğini çıkarmaya çalışırken iç kılavuzlarından uzaklaşırlar. İnançlara yönelirler veya güvendikleri insanlardan destek ve kararlı davranış konusunda yardım isterler. Plan yapar, geleceği öngörmeye çalışır ve hazırlanırlar ama kaderin cilvesi E6’yı bambaşka yerlere götürebilir. Destekten ve kılavuzdan yoksun hissetmek E6’nın korkusunun kaynağıdır. Bu durum yüzünden E6’lar derin endişe içindedirler, karar vermekte, tehlikeleri önlemekte ve yaşamlarında ileri adım atmakta zorlanırlar. Daha da ötesi, Altı’ların korkularının çoğu gerçekler yerine olası şeylere dayanır. Bu endişe içinde Altı’lar, her şeyin önceden kestirilebilir ve dolayısıyla daha az tehlikeli olmasını sağlamak için çevrelerini mümkün olduğu kadar düzene sokmaya çalışabilirler ama bu faaliyet bile onların korkularını azaltmaz. “Korkaklık” sözcüğüyle bu takılmayı anlatmak pek yeterli değil, çünkü korkaklık basit haliyle korkuya kapılmak olarak algılanabilir. Ama benlik zihninin korku ve endişeyi destekleme eylemini incelediğimizde bu ifadenin geniş anlamı ortaya çıkar. Temelde korkaklık, iç kılavuza sahip olmak için gerekli olan güven eksikliğidir. Korkaklık aynı zamanda Altı’ların sahip oldukları güvenlik hissini de zayıflatır ve şu soruları sormalarına neden olur: “Nereden destek bulabilirim? Güvenliğimi nasıl güvence altına alabilirim? Yaşamda en emin yol hangisi? Bu kişi gerçekten benim arkadaşım mı? Öyleyiz diyorlar ama zor durumlarımda yanımda olacaklar mı? 6 ay sonra bu iş hâlâ var olacak mı? Buna yatırım yaparsam tüm paramı kaybeder miyim?



Sağlıklı ve Sağlıksız Haller


Sağlıklı Altı’lar çekici ve hoş tavırlı, arkadaş, neşeli, sevimli kişilerdir ve başkalarının duygusallıklarına hitap ederler. r insanları aşırı överler, onların ihtiyaçlarını karşılarlar ve bu insanların kendilerini iyi hissetmeleri için çaba gösterirler; böylece onların onayını ve takdirini kazanmaya çalışırlar. Herkes gibi İki’ler de kendileri hakkında iyi hisler beslemek isterler ama benliklerinin yapısından dolayı bunun için başkalarının minnet ve sevgisine ihtiyaçları vardır. Diğer bir deyişle İki’ler, kendilerin hakkında olumlu geri bildirim (yani, pohpohlama) alabilmek amacıyla başkalarına yardım etmek isterken olmadık yollara başvurabilirler. E2’lerin zihinleri sürekli, başkaları için ne yapabilirim veya onlara neler söyleyebilirim, konusu ile meşguldür; kendilerinin ne denli sevecen ve iyi kalpli olduklarını düşünürler ve başkalarından bunu duymak isterler. Sonuç olarak bu pohpohlanma olayı, kibrin duygusal konumunu destekler. Kısacası, İki’lerin genel örüntüsü “almak üzere vermektir.” Olumlu ilgi alabilmek amacı ile başkaları için bir şeyler yaparlar veya onlara bir şeyler verirler. Kendi ihtiyaçlarının karşılanması için başkalarının ihtiyaçlarını karşılarlar. Bu dünyada iyi şeyler olması için kişisel çabasının ve iyi niyetinin gerekli olduğuna, dolayısıyla başkalarının onun yardımına, desteğine, övgüsüne, pohpohlamasına, yüreklendirmesine vb. ihtiyacı olduğuna inanır.


İnsanlar onlara karşı sıcak hisler beslerler ve onları desteklemek isterler. Güven önemlidir ama tetikte olmak gerekir. Güvenilir insanlardır; sözlerine sadıktırlar. Dikkatli önsezi, kehanet ve sorun çözme yeteneklerinin yanında insanları ve olayları sorgulama ve sürekli tetikte olma özellikleri de vardır. Çalışkan, tutumlu ve iş birliğine yatkındırlar; herkesle eşitlik havası oluşturmaya çabalarlar. Aile bireyleri, arkadaş gibi özdeşleştikleri insanlara sadıktırlar; bir yere ait olmak önemlidir. Sağlıklı Altı’lar pratik insanlardır ve dengeli öz disipline sahiptirler; işlerinde titizlikle hüneri ve kaliteyi vurgularlar. Hareketli insanlardır. Zorlu durumlarda dirençli ve sarsılmazdırlar. En iyi durumda: Öz kaynaklarına ve iç kılavuzuna güvenen, bağımsız ve aynı zamanda başkaları ile eşit olarak iş birliğine açık, onları destekleyici kişilerdir. Yaşama duydukları inanç Altı’ları olumlu ve kahramanca bir tutuma, cesur ve yılmaz bir liderliğe sevk eder.


Averaj. Averaj Altı’lar kendilerine şüphe ile bakmaya başlarlar; bu yüzden zaman ve enerjilerini güvenilir ve dengeli olduğuna inandıkları şeylere ayırırlar.


Organizasyon ve plan yaparlar, bu arada kılavuz ve destek için ittifak, inanç ve otorite ararlar. Güvence ve sigorta peşindedirler. Gelecek ile ilgili endişe duyarlar, sürekli tetikte ve sorun beklentisi içindedirler. Her olasılığı düşünmüş olmalarına rağmen yine de güvenlik için yeterince önlem alamadıklarına inanırlar. Endişe arttıkça daha çok taahhüt altına girerler ve bunlara karşı çeşitli sorumlulukları olduğunu fark ederler. Sonunda baskı altına girdiklerini hissederler, beklentiler artmıştır. Bir inanca veya başkalarının desteğine inanmakla bunlar hakkında kuşku duymak arasında gidip gelirler. Zamanla kararsız ve çelişkili hisler içine girerler, şüpheci olurlar, kendilerini, inançlarını, inandıkları kuruluşları kuvvetle savunmaya başlarlar. Otoriteye, kendilerini destekleyenlere karşı pasif-agresif davranırlar; dış dünyaya karışık ve zıt işaretler gönderirler.


İç kargaşadan dolayı beklenmedik tepkilerde bulunurlar: işleri geciktirirler; çelişkili, ihtiyatlı, kaçamaklı tutum içine girerler. Endişelerini açığa vurmaktan çekinip susmayı yeğlerler. Başkalarının onlara yüklenmesinden korkarlar. Gerilim arttıkça aksi, hırçın, kötümser ve engelleyici kişi olurlar. Kuşkuları ve gerilimi atmak için daha da inatlaşırlar, aşırı tepki gösterirler. Katı ve isyankâr bir tavır takınarak güvensizlik duygularını örtmeye çalışırlar. İnce alaycı, kavgacı, çabuk kızan ve saldırgan bir kişiliğe bürünürler. İnsanları, arkadaş ve düşman diye ikiye bölerler. “Onlara karşı biz” zihniyeti içinde kendilerine güven veren her şeyi hararetle savunup endişeleri için başkalarını suçlarlar. Gitgide daha otoriter ve fikirlere kapalı olurlar.


Sağlıksız. Ani isyankâr davranışlar veya inisiyatif alamama yüzünden kendilerini boşlukta ve güvencesiz hissederler, paniğe kapılırlar. Yapışkan bir şekilde bağımlı ve kendini kötüleyici insan veya yardıma, desteğe ihtiyacı olmayan “sert” insan olurlar. Her iki halde de aşağılık hisleri ve panik atak yaygındır. Değersizlik, yetersizlik hisleri ve korkular hâkimdir, bunalım başlar.


Her şeye aşırı tepki gösterirler ve sorunları abartırlar. Akıldışı davranışlar, korktukları şeyin öncüsü olur. Kendilerini savunmasız görüp sorunlara çözüm getirecek bir inanç veya otorite ararlar. Bir kurtarıcı peşinde koşarlar veya yalnız başlarına, endişelerini hafifletecek fanatik inançlara bel bağlarlar. Gitgide paranoid (abartılı kuşkulu) bir tavır içinde başkaları tarafından izlendiklerini, saldırıya uğradıklarını, insanların onların aleyhinde çalıştığını öne sürerler. Bazı durumlarda kötü ve bağnaz bir kişi olup başkalarını suçlamaya, tehdit ettiğini sandıkları insanlara sert ve ani çıkışlar yapmaya başlarlar. Bu şekilde korkuları ve güvensizlik duyguları ile baş etmeye çalışırlar. Bunaltıcı endişe ve terk edilme korkusu sonucunda kendilerini büsbütün aşağılatıp kurtuluş amacı ile bir otoriteye veya otorite simgesine teslim olurlar. Cezadan kaçmak için isterik (duyu bozukluğu, heyecanları aşırı dışa vurum) bir şekilde özü cezalandırıcı eğilimde olurlar. Aşırı paranoya durumuna girerler.


Aile ve Bireysel İlişkilerinde E6


Babalarıyla genelde güçlü bağlantıları ve sorunları olur. Altı’ların ilk çocukluk ortamında sergilenen babalık yönleri ile güçlü bir ilişkisi vardır.


Altı’lar kafalarında yücelttikleri, koruyucu kişiye bağlıdırlar; bu kişi genellikle baba veya baba rolündeki başka birisidir. Kılavuz, destek, güvence, onay ve bağımsız olmayı öğrenebilmek için kendi dışlarında bir otoriteye başvururlar. Bu, onların gelişmelerinde anahtar unsurdur. Babalar ideal durumda, çocuklarına öz-güven aşılayarak, onlara dünyayı öğreterek, güç ve yeteneklerine ayna olarak onların anneye olan bağımlılıklarını silkip atmada yardımcı olan kişilerdir. Bu ihtiyaç karşılanmadığı veya baba tümüyle veya çoğunlukla var olmadığı zaman bireyin dünya ile ilgili endişeleri, bağımsız davranabilme konusunda kuşkuları yoğun olarak gelişir. Bu zorluklara maruz kalmış Altı’lar, bağımsızlıklarını ve özerkliklerini elde etmek için güvenilir kılavuz ve destek arayışı içine girerler.


Üçlü Konuları

Düşünme Merkezinin ana tarzı olan Altı’lar, zihni sakinleştirme ve “içten bilme” yeteneğine en uzak tarzı oluştururlar. Açık bir iç kılavuzdan yoksun oldukları için yön ve güvence bulmak amacı ile başka insanlar, inançlar, otorite gibi dış kaynaklara başvururlar. Altı’lar genelde şüphe içinde yaşarlar ama akla yakın bir inanç düzeni bulduklarında buna duygusal olarak bağlanırlar. Altı’ların aynı zamanda endişe ve güvensizlik ile ilgili sorunları vardır. Çökme Yönü. Averaj Altı’lar göze gözükür bir şekilde endişe ve öze yönelik kuşku içindedirler ama yaşamlarındaki sorumluluk ve taahhütleri yerine getirmek için ellerinden geleni yaparlar. Bunun sonucunda gerilim, yaşam biçimi haline gelir. Normal savunmaları çökünce tarz Üç’e giderler ve kendilerini işlerine adarlar; “Ben gayet iyiyim; endişe etmeyin!” der gibi cesur bir ifade takınırlar. Terk edilme veya yetersizlik korkularından dolayı duygusal yönden kapanırlar, sıkıntıları fark edilmesin diye insanlara yaklaşmazlar. Averaj Üç’lerin düşük seviyeleri gibi gizli saklı yarışırlar. Kestirmeci, politik ve içten hesapçı olurlar.


Sağlıksız Altı’lar kendini küçük görme ve değersizlik hisleri içinde aşırı seviyede endişeli olurlar. Tarz Üç’e gittikleri zaman konumlarını veya güvenliklerini korumak amacı ile ilkesiz ve aldatıcı davranırlar. Sağlık düzeyleri düştükçe aynı düzeydeki Üç’ler gibi davranırlar: Değersizlik hislerini bastırmak ve kendilerini incitenleri incitmek için şiddetli saldırılara geçerler. Hedef çoğunlukla otoritenin kendisi veya ihaneti simgeleyen kişilerdir.


Gelişme Yönü


Tarz Dokuz’a giden sağlıklı Altı’lar dengeli bir destek hissi içinde kendilerini rahat ve dünyaya, insanlara açık hissederler. Yaşanan anda fiziksel olarak var olduklarını algılarlar. Bedenleri ile ilişkileri derinleşir. Bu, daha atletik veya etkin olmaları anlamına gelmez; o anda yaşamın duyularına açık olduklarını gösterir. Böylece rahat durmayan zihin sakinleşmiş olur. Başkalarına karşı besledikleri kararsızlık, endişeye gösterdikleri aşırı tepki azalır. İnsanları kabul edici, onlara güvenen ve onları destekleyen, duygusal yönden dengeli, olgunluğun ve istikrarın simgesi kişi olurlar. Endişe ile olan sorunlar çözülmüştür; rahat, huzurlu, kendini güvende hisseden ve cömert kişilik öne çıkar.


Güven Noktası


Averaj Altı’lar güven duydukları insanlarla ve yakınları ile averaj Dokuz’ların özelliklerini üstlenirler. İlişkilerini keserler, onları kabul edemezler. “Şimdiye kadar deli gibi çalışıp işleri yoluna sokmaya çalıştım ama artık hiçbir şey yapmak istemiyorum. Sana yanıt vermek zorunda değilim” düşüncesi hâkimdir. Güvendikleri insanlarla hissizlik ve uyuşukluk içine girerler, sorumluluk almazlar.


Temel Korku


Desteksiz ve kılavuzsuz kalmak.


Temel Arzu


Destek ve kılavuza sahip olmak. Altı’lar beğenilmek, onaylanmak, başkalarının onlara karşı tutumunu bilmek, korkularını yenmek için girişken olmak, korktukları zaman rahatlatılmak, otoritenin onlara yardım etmesini sağlamak isterler. Güvence ve güvenlik ararlar . Altı’lar inanacakları bir kimse ve bir şey ararlar. Yaşam (veya kendi Özleri) tarafından açıkça desteklenmediklerini hissederlerse veya iç Kılavuzları ile temaslarını yitirirlerse güvence ve güvenlik için, karar alabilmek ve yaşamlarında ilerleyebilmek için dış kaynaklara dönerler. Averaj Altı’lar bunları sağlayacak bir otorite arayışı içindedirler. Ancak sağlıklı seviyelerde kendi iç otoritelerini keşfederler. Zihinleri korku ve endişeden, dışa yansıtma (kendi özelliklerini başkasına atfetme) alışkanlığından arındığı zaman kendilerine inanmak yerine iç Kılavuzlarının sesini dinlemeye başlarlar.


Gerçek his ve güdülerinin, özellikle olumsuz hislerin, farkına vardıkça duygularını eylemlerinden ayırmaya başlarlar. E2’ler hiçbir şey yapmadan duyguları ile yaşayabilirlerse Hissetme Merkezi dengesini bulur, bastırılmış acılar yüzeye çıkar ve diner. E2’ler artık zorluk içinde sevgi ile başkalarına yönlenmiş olmaktan çıkıp kalplerinin önündeki engelleri kaldırırlar. Kalbin Temel nitelikleri dengeli ve şefkat dolu olarak ortaya çıkar ve böylece E2’ler hem kendilerine hem de başkalarına özgürce önem veren kişi olurlar.


Sağlıklı Nefis Algılaması


“Ben kendini adayan, güvenilir bir insanım.”


Gizli Yakınma


“Güvenilir bir insanım ve gerekeni yapıyorum ama başkaları böyle değil.” Anahtar Savunma İşleyişi. Özdeşleşme, kaydırma (duyguları ve tepkileri başka odaklara aktarma), dışa yansıtma (kendinde var olan duygu, düşünüş ve tutumları başkasına yönlendirme.)


Özel Tahrik


Bağımsız olabilmek için başkalarına güvenmek. Altı’lar temelde bağımsız olmak isterler ama nefse yönelik kuşkuları onlara desteğe ihtiyaçları olduklarını hissettirir. Kararsızlık içindedirler ve olaylar olup bittikten sonra sorgulamaya başlarlar. Arkadaşlarından, yakınlarından, eşlerinden, kitaplardan ve güvenilir kaynaklardan kararları açısından doğrulama beklerler. Averaj ve sağlıksız Altı’ların, ara sıra aksini savunmalarına rağmen, duygusal güveni sağlamak için başkalarına veya bildik inançlara ve yöntemlere bağımlılıkları giderek artar. Sürekli dış kaynaklara başvurmak kısa sürede rahatlatıcı olmasına rağmen sonuçta öz-güveni zayıflatır.


Kurtarıcı Erdem


Artan gerilime ve eksiklikleri aşırı dengeleme çabalarına rağmen averaj Altı’ların arzusu aslında başkaları ile iş birliği ve güven dolu ilişkiler oluşturmaktır. Bunu sağlayabilme yetenekleri sayesinde daha da çökmekten, reddedilme ve terk edilmeye neden olacak davranışlara girmekten kurtulurlar.


Yapısal Örüntü


Anahtar unsur tepkiselliktir. Tarz Altı, duygusal oynamalar ve insanlar arası ilişkilerdeki değişikler ile sürekli bir sağlık seviyesinden diğerine geçer. Bu yüzden karmaşık ve değişken bir ruhsal örüntüye sahiptir. Altı’lar insanlarla etkileşime girdikçe ve kendi endişeleri ve duygularına tepkide bulundukça sağlık seviyeleri arasında gidip gelirler. Güven duygusu için başkalarını duygusal olarak etkileme ihtiyacı içindedirler. Ama öz saygılarını koruyabilmek için de savunmaya geçer ve etki altında kalmayı reddederler; sanki kimseye bağımlı değillermiş gibi güçlü ve zorlu davranırlar. Kendi kendilerinin patronu olduklarını kanıtlamak istercesine sert ve kavgacı olurlar. Ama bu arada başkalarından ilgi ve onay beklerler. Altı’lar iç dünyalarında, saldırma ve uyma duyguları, saldırılar ve korkular, insanlara yakınlaşma ve kendi başına olma arzuları arasında sürekli bir gidip gelme yaşarlar. Bu tarzın genel çizgisi, içice geçmiş ve sürekli değişen iki çemberdir insanlar arası ilişkileri simgeleyen dış çember ve duygusal tepkileri simgeleyen iç çember. Bu çemberler birbirleriyle ve dış dünyayla, özellikle insanlarla, tepkime içindedir.


Bilişsel Hata


Bilgi, sosyal yapı ve ilişkilerde kılavuz ve güven için dış kaynaklara başvurmak. Daha sonra Altı’lar iç kılavuzun ortaya çıkmasını sağlamak üzere zihni sakinleştirmek yerine bu kaynakların verilerini sorgulamak ile uğraşırlar.


Kaçınılmaz Sonuçlar


Endişe temelli aşırı düşünme ve müzmin nefis kuşkusunun kaçınılmaz sonucu Temel Arzunun (destek, kılavuz ve güvene sahip olmak) zayıflaması, Temel Korkunun (terk edilmek ve desteksiz, kılavuzsuz kalmak) hâkim olmasıdır. Altı’lar, kendilerini tehdit eden ikiz canavar korku ve endişeyi kökünden halledemezlerse yok olma tehlikesi altındadırlar. Bir miktar endişenin kaçınılmaz olduğunu, bunu irdeleyip çözemezlerse veya ondan kaçmaya çalışırlarsa daha fazlasının akacağını bilmelidirler. Altı’lar endişeye tepkide bulunmak yerine endişenin getirdiği duyuları tanımayı öğrenebilirler. O zaman bu duyu zindelik katacaktır. Bilinçli olarak kullanılan endişe bir “şok etkisi” ile Altı’ları başarı ve bağımsızlığa götürebilir.


Altı’nın Bölünmez Bütününün akışı kısaca şöyle açıklanabilir:


Altı’lar nefsi güçlendirici bir eşitlik duygusundan ve güvenilir ve sadık bir iş birliğinden nefsinden kuşku duymaya, edil-gen-saldırgan (pasif-agresif) bir savunmacılığa ve otoriter bir tavır içinde başkalarını suçlamaya, daha sonra da yersiz korku dolu bir aşağılık duygusuna, paranoyak isteriye ve en sonunda kendine zarar veren bir yöne çökerler. Altı’lar sessiz zihinle bağlantı kurmakta veya kendi iç kılavuzlarına güvenmekte zorlanırlar. Altı’lar dış kılavuzları duygusal tepkilerine ve sezgilerine göre değerlendirirler. Diğer bir deyişle, iletiyi sevmeleri için iletiyi göndereni sevmeleri gerekmektedir.


Altı’lar kendi iç kılavuzları yerine dıştan gelen bir düşünce düzenine bel bağladıklarında doğal olarak yaşamları bir süre kolaylaşır ama kendi Temel kılavuz ve desteklerini hissetme ve bilme yetenekleri gelişmemiş olur. Altı’lar güvendikleri insanlara kendilerini adayarak, onlara bağlanarak hislerini ifade ederler, tıpkı bir askerin el bombasının üzerine atlayarak arkadaşlarını kurtarması gibi. Böylece averaj Altı’lar sadece “yapan” değil aynı zamanda “yapan hisseden” insanlardır. Bunun sonucu sıcaklık, sorumluluk ve kendini adamadır ama sağlıksız erimde bu, belirli bir amaca ve insanlara mantıksız bir bağlanma veya tam tersi, gruplara veya bireylere karşı mantıksız önyargı demek olabilir.


Altı’lar sağlık Seviyelerinde düştükçe düşünmeleri ve hissetmeleri ile yapmaları arasındaki bölünme artar; bu durumda Altı’ların her şeyi kapsayan bir kılavuz ve destek sistemine her zamankinden daha fazla ihtiyaçları vardır. Aynı zamanda, hislerinden ve içgüdülerinden daha da kopan düşünceler giderek çarpıklaşır ve gerçeklerin dışına çıkar. Çarpık düşüncelerin yoğunluğu hisleri ve içgüdüleri altüst etmeye ve zehirlemeye başlar. Kuruntular, paranoya ve mantıksız korkuların yarattığı korkunç nefretler belirir. Çarpık düşünceler içgüdüleri etkilediğinde sağlıksız Altı’lar kuruntularını dinlemeye başlarlar. Aşırı durumlarda şiddete başvururlar ama bu şiddet kişisel değildir, yaralı hisler yerine çarpık düşüncelerden kaynaklanır. Politik, ideolojik, sosyoekonomik nedenler söz konusu olabilir veya sadece bir şeye dikkat çekilmek istenmiştir.


Kendilerini geliştirmekte olan sağlıklı Altı’ların belirli bir işleve yoğunlaşmaları gerekmez (Beş’ler ve Yedi’ler gibi); onlar düşünmelerini diğer iki Merkez ile bütünleştirmeye çalışmalıdırlar. Düşünceleri ile uzun süre birlikte yaşayıp yavaşlamaları ve “sessiz zihnin” ortaya çıkmasına izin vermelidirler. Bu, genelde artan endişe demektir çünkü Altı’ların özdeşleştikleri düşünce ve inançlardan başka bir şeye güvenmeleri zordur. Ama kendi iç sessizliklerine erişebilirlerse aradıkları Temel destek ve kılavuzu orada bulacaklardır. Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu, sosyal ve iş ortamlarında gerekli başarım (performans) için yapılan taleplere olumsuz tavır ve pasif direnç ile karşı koymanın yer aldığı sürekli bir örün-tüdür... Bu kişiler, başkalarının beklentilerine içerleme, karşı koyma veya direnç ile tepkide bulunma alışkanlığı içindedirler. Bu karşı koyma en çok iş ortamında ama aynı zamanda sosyal çerçevede de ortaya çıkabilir. Direnç ise özellikle otorite simgelerinin atadığı görevlerde, sürüncemede bırakma, unutkanlık, inat ve kasıtlı verimsizlik olarak ifade edilir...


Pasif-agresif Kişilik Bozukluğu


Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu olan insanlar kendilerini aldatılmış, takdir edilmemiş ve anlaşılmamış hissederler ve kronik bir şekilde yakınırlar. Zorluklar ortaya çıktığında başarısızlıklarını başkalarına yüklerler. Somurtkan, tedirgin, sabırsız, kavgacı, şüpheci ve muhalif olabilirler. Hoşnutsuzluğun odağı çoğu zaman, işyerinde amir, okulda öğretmen, anne baba veya anne baba rolünü oynayan eş gibi bir otorite simgesidir. Olumsuzlukları ve suçu başkalarına atma eğilimlerinden dolayı bu bireyler, en ufak tetiklemede bile otorite simgelerini eleştirir ve husumet gösterirler. Otoritenin olumlu gördüğü akranlarını kıskanır ve duruma içerlerler. Kişisel talihsizliklerinden yakınırlar.


Geleceğe bakış açıları olumsuzdur ve şöyle yorumlarda bulunabilirler: ‘iyi olmak işe yaramıyor’ ‘iyi şeyler uzun sürmüyor’. Bu kişiler, sorunlarının nedeni olarak gördükleri insanlara düşmanca meydan okumak ile bu insanlardan özür dileyerek, daha iyi iş çıkaracaklarına söz vererek onları yatıştırmaya çalışmak arasında gidip gelirler. İlişkili nitelikler. Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu olan insanlar açıkça kararsızdırlar, bir hareket tarzı ile tam tersi arasında tereddüt ederler. Başkaları ile sonsuz çekişmelere neden olacak ve kendilerini düş kırıklığına uğratacak düzensiz, değişken yollara girerler. Başkalarına bağımlılık ile güvenli girişken olma arzusu arasında yoğun bir çatışma yaşarlar.

======= >>>>>>> temp-branch PsyKey | MBTI & Enneagram

PSYKEY

ENNEAGRAM 6

Güvenilir, kendini adayan, savunmacı ve şüpheci


Medyada Enneagram 6

Aşağıda bazı enneagram 6 karakterleri görebilirsiniz.


Kafa Üçlüsünde yer alır.


Zayıf ve güçlü yönleri, iç kılavuz ve destek bulmak ile ilgilidir. E6 karar vermede ve geleceğe yönelme konusunda zorlanırlar ve açık düşünme sağlayacak iç kılavuzdan kopukturlar. E6’lar aşırı düşünürler endişe içinde ne olup bittiğini çıkarmaya çalışırken iç kılavuzlarından uzaklaşırlar. İnançlara yönelirler veya güvendikleri insanlardan destek ve kararlı davranış konusunda yardım isterler. Plan yapar, geleceği öngörmeye çalışır ve hazırlanırlar ama kaderin cilvesi E6’yı bambaşka yerlere götürebilir. Destekten ve kılavuzdan yoksun hissetmek E6’nın korkusunun kaynağıdır. Bu durum yüzünden E6’lar derin endişe içindedirler, karar vermekte, tehlikeleri önlemekte ve yaşamlarında ileri adım atmakta zorlanırlar. Daha da ötesi, Altı’ların korkularının çoğu gerçekler yerine olası şeylere dayanır. Bu endişe içinde Altı’lar, her şeyin önceden kestirilebilir ve dolayısıyla daha az tehlikeli olmasını sağlamak için çevrelerini mümkün olduğu kadar düzene sokmaya çalışabilirler ama bu faaliyet bile onların korkularını azaltmaz. “Korkaklık” sözcüğüyle bu takılmayı anlatmak pek yeterli değil, çünkü korkaklık basit haliyle korkuya kapılmak olarak algılanabilir. Ama benlik zihninin korku ve endişeyi destekleme eylemini incelediğimizde bu ifadenin geniş anlamı ortaya çıkar. Temelde korkaklık, iç kılavuza sahip olmak için gerekli olan güven eksikliğidir. Korkaklık aynı zamanda Altı’ların sahip oldukları güvenlik hissini de zayıflatır ve şu soruları sormalarına neden olur: “Nereden destek bulabilirim? Güvenliğimi nasıl güvence altına alabilirim? Yaşamda en emin yol hangisi? Bu kişi gerçekten benim arkadaşım mı? Öyleyiz diyorlar ama zor durumlarımda yanımda olacaklar mı? 6 ay sonra bu iş hâlâ var olacak mı? Buna yatırım yaparsam tüm paramı kaybeder miyim?



Sağlıklı ve Sağlıksız Haller


Sağlıklı Altı’lar çekici ve hoş tavırlı, arkadaş, neşeli, sevimli kişilerdir ve başkalarının duygusallıklarına hitap ederler. r insanları aşırı överler, onların ihtiyaçlarını karşılarlar ve bu insanların kendilerini iyi hissetmeleri için çaba gösterirler; böylece onların onayını ve takdirini kazanmaya çalışırlar. Herkes gibi İki’ler de kendileri hakkında iyi hisler beslemek isterler ama benliklerinin yapısından dolayı bunun için başkalarının minnet ve sevgisine ihtiyaçları vardır. Diğer bir deyişle İki’ler, kendilerin hakkında olumlu geri bildirim (yani, pohpohlama) alabilmek amacıyla başkalarına yardım etmek isterken olmadık yollara başvurabilirler. E2’lerin zihinleri sürekli, başkaları için ne yapabilirim veya onlara neler söyleyebilirim, konusu ile meşguldür; kendilerinin ne denli sevecen ve iyi kalpli olduklarını düşünürler ve başkalarından bunu duymak isterler. Sonuç olarak bu pohpohlanma olayı, kibrin duygusal konumunu destekler. Kısacası, İki’lerin genel örüntüsü “almak üzere vermektir.” Olumlu ilgi alabilmek amacı ile başkaları için bir şeyler yaparlar veya onlara bir şeyler verirler. Kendi ihtiyaçlarının karşılanması için başkalarının ihtiyaçlarını karşılarlar. Bu dünyada iyi şeyler olması için kişisel çabasının ve iyi niyetinin gerekli olduğuna, dolayısıyla başkalarının onun yardımına, desteğine, övgüsüne, pohpohlamasına, yüreklendirmesine vb. ihtiyacı olduğuna inanır.


İnsanlar onlara karşı sıcak hisler beslerler ve onları desteklemek isterler. Güven önemlidir ama tetikte olmak gerekir. Güvenilir insanlardır; sözlerine sadıktırlar. Dikkatli önsezi, kehanet ve sorun çözme yeteneklerinin yanında insanları ve olayları sorgulama ve sürekli tetikte olma özellikleri de vardır. Çalışkan, tutumlu ve iş birliğine yatkındırlar; herkesle eşitlik havası oluşturmaya çabalarlar. Aile bireyleri, arkadaş gibi özdeşleştikleri insanlara sadıktırlar; bir yere ait olmak önemlidir. Sağlıklı Altı’lar pratik insanlardır ve dengeli öz disipline sahiptirler; işlerinde titizlikle hüneri ve kaliteyi vurgularlar. Hareketli insanlardır. Zorlu durumlarda dirençli ve sarsılmazdırlar. En iyi durumda: Öz kaynaklarına ve iç kılavuzuna güvenen, bağımsız ve aynı zamanda başkaları ile eşit olarak iş birliğine açık, onları destekleyici kişilerdir. Yaşama duydukları inanç Altı’ları olumlu ve kahramanca bir tutuma, cesur ve yılmaz bir liderliğe sevk eder.


Averaj. Averaj Altı’lar kendilerine şüphe ile bakmaya başlarlar; bu yüzden zaman ve enerjilerini güvenilir ve dengeli olduğuna inandıkları şeylere ayırırlar.


Organizasyon ve plan yaparlar, bu arada kılavuz ve destek için ittifak, inanç ve otorite ararlar. Güvence ve sigorta peşindedirler. Gelecek ile ilgili endişe duyarlar, sürekli tetikte ve sorun beklentisi içindedirler. Her olasılığı düşünmüş olmalarına rağmen yine de güvenlik için yeterince önlem alamadıklarına inanırlar. Endişe arttıkça daha çok taahhüt altına girerler ve bunlara karşı çeşitli sorumlulukları olduğunu fark ederler. Sonunda baskı altına girdiklerini hissederler, beklentiler artmıştır. Bir inanca veya başkalarının desteğine inanmakla bunlar hakkında kuşku duymak arasında gidip gelirler. Zamanla kararsız ve çelişkili hisler içine girerler, şüpheci olurlar, kendilerini, inançlarını, inandıkları kuruluşları kuvvetle savunmaya başlarlar. Otoriteye, kendilerini destekleyenlere karşı pasif-agresif davranırlar; dış dünyaya karışık ve zıt işaretler gönderirler.


İç kargaşadan dolayı beklenmedik tepkilerde bulunurlar: işleri geciktirirler; çelişkili, ihtiyatlı, kaçamaklı tutum içine girerler. Endişelerini açığa vurmaktan çekinip susmayı yeğlerler. Başkalarının onlara yüklenmesinden korkarlar. Gerilim arttıkça aksi, hırçın, kötümser ve engelleyici kişi olurlar. Kuşkuları ve gerilimi atmak için daha da inatlaşırlar, aşırı tepki gösterirler. Katı ve isyankâr bir tavır takınarak güvensizlik duygularını örtmeye çalışırlar. İnce alaycı, kavgacı, çabuk kızan ve saldırgan bir kişiliğe bürünürler. İnsanları, arkadaş ve düşman diye ikiye bölerler. “Onlara karşı biz” zihniyeti içinde kendilerine güven veren her şeyi hararetle savunup endişeleri için başkalarını suçlarlar. Gitgide daha otoriter ve fikirlere kapalı olurlar.


Sağlıksız. Ani isyankâr davranışlar veya inisiyatif alamama yüzünden kendilerini boşlukta ve güvencesiz hissederler, paniğe kapılırlar. Yapışkan bir şekilde bağımlı ve kendini kötüleyici insan veya yardıma, desteğe ihtiyacı olmayan “sert” insan olurlar. Her iki halde de aşağılık hisleri ve panik atak yaygındır. Değersizlik, yetersizlik hisleri ve korkular hâkimdir, bunalım başlar.


Her şeye aşırı tepki gösterirler ve sorunları abartırlar. Akıldışı davranışlar, korktukları şeyin öncüsü olur. Kendilerini savunmasız görüp sorunlara çözüm getirecek bir inanç veya otorite ararlar. Bir kurtarıcı peşinde koşarlar veya yalnız başlarına, endişelerini hafifletecek fanatik inançlara bel bağlarlar. Gitgide paranoid (abartılı kuşkulu) bir tavır içinde başkaları tarafından izlendiklerini, saldırıya uğradıklarını, insanların onların aleyhinde çalıştığını öne sürerler. Bazı durumlarda kötü ve bağnaz bir kişi olup başkalarını suçlamaya, tehdit ettiğini sandıkları insanlara sert ve ani çıkışlar yapmaya başlarlar. Bu şekilde korkuları ve güvensizlik duyguları ile baş etmeye çalışırlar. Bunaltıcı endişe ve terk edilme korkusu sonucunda kendilerini büsbütün aşağılatıp kurtuluş amacı ile bir otoriteye veya otorite simgesine teslim olurlar. Cezadan kaçmak için isterik (duyu bozukluğu, heyecanları aşırı dışa vurum) bir şekilde özü cezalandırıcı eğilimde olurlar. Aşırı paranoya durumuna girerler.


Aile ve Bireysel İlişkilerinde E6


Babalarıyla genelde güçlü bağlantıları ve sorunları olur. Altı’ların ilk çocukluk ortamında sergilenen babalık yönleri ile güçlü bir ilişkisi vardır.


Altı’lar kafalarında yücelttikleri, koruyucu kişiye bağlıdırlar; bu kişi genellikle baba veya baba rolündeki başka birisidir. Kılavuz, destek, güvence, onay ve bağımsız olmayı öğrenebilmek için kendi dışlarında bir otoriteye başvururlar. Bu, onların gelişmelerinde anahtar unsurdur. Babalar ideal durumda, çocuklarına öz-güven aşılayarak, onlara dünyayı öğreterek, güç ve yeteneklerine ayna olarak onların anneye olan bağımlılıklarını silkip atmada yardımcı olan kişilerdir. Bu ihtiyaç karşılanmadığı veya baba tümüyle veya çoğunlukla var olmadığı zaman bireyin dünya ile ilgili endişeleri, bağımsız davranabilme konusunda kuşkuları yoğun olarak gelişir. Bu zorluklara maruz kalmış Altı’lar, bağımsızlıklarını ve özerkliklerini elde etmek için güvenilir kılavuz ve destek arayışı içine girerler.


Üçlü Konuları

Düşünme Merkezinin ana tarzı olan Altı’lar, zihni sakinleştirme ve “içten bilme” yeteneğine en uzak tarzı oluştururlar. Açık bir iç kılavuzdan yoksun oldukları için yön ve güvence bulmak amacı ile başka insanlar, inançlar, otorite gibi dış kaynaklara başvururlar. Altı’lar genelde şüphe içinde yaşarlar ama akla yakın bir inanç düzeni bulduklarında buna duygusal olarak bağlanırlar. Altı’ların aynı zamanda endişe ve güvensizlik ile ilgili sorunları vardır. Çökme Yönü. Averaj Altı’lar göze gözükür bir şekilde endişe ve öze yönelik kuşku içindedirler ama yaşamlarındaki sorumluluk ve taahhütleri yerine getirmek için ellerinden geleni yaparlar. Bunun sonucunda gerilim, yaşam biçimi haline gelir. Normal savunmaları çökünce tarz Üç’e giderler ve kendilerini işlerine adarlar; “Ben gayet iyiyim; endişe etmeyin!” der gibi cesur bir ifade takınırlar. Terk edilme veya yetersizlik korkularından dolayı duygusal yönden kapanırlar, sıkıntıları fark edilmesin diye insanlara yaklaşmazlar. Averaj Üç’lerin düşük seviyeleri gibi gizli saklı yarışırlar. Kestirmeci, politik ve içten hesapçı olurlar.


Sağlıksız Altı’lar kendini küçük görme ve değersizlik hisleri içinde aşırı seviyede endişeli olurlar. Tarz Üç’e gittikleri zaman konumlarını veya güvenliklerini korumak amacı ile ilkesiz ve aldatıcı davranırlar. Sağlık düzeyleri düştükçe aynı düzeydeki Üç’ler gibi davranırlar: Değersizlik hislerini bastırmak ve kendilerini incitenleri incitmek için şiddetli saldırılara geçerler. Hedef çoğunlukla otoritenin kendisi veya ihaneti simgeleyen kişilerdir.


Gelişme Yönü


Tarz Dokuz’a giden sağlıklı Altı’lar dengeli bir destek hissi içinde kendilerini rahat ve dünyaya, insanlara açık hissederler. Yaşanan anda fiziksel olarak var olduklarını algılarlar. Bedenleri ile ilişkileri derinleşir. Bu, daha atletik veya etkin olmaları anlamına gelmez; o anda yaşamın duyularına açık olduklarını gösterir. Böylece rahat durmayan zihin sakinleşmiş olur. Başkalarına karşı besledikleri kararsızlık, endişeye gösterdikleri aşırı tepki azalır. İnsanları kabul edici, onlara güvenen ve onları destekleyen, duygusal yönden dengeli, olgunluğun ve istikrarın simgesi kişi olurlar. Endişe ile olan sorunlar çözülmüştür; rahat, huzurlu, kendini güvende hisseden ve cömert kişilik öne çıkar.


Güven Noktası


Averaj Altı’lar güven duydukları insanlarla ve yakınları ile averaj Dokuz’ların özelliklerini üstlenirler. İlişkilerini keserler, onları kabul edemezler. “Şimdiye kadar deli gibi çalışıp işleri yoluna sokmaya çalıştım ama artık hiçbir şey yapmak istemiyorum. Sana yanıt vermek zorunda değilim” düşüncesi hâkimdir. Güvendikleri insanlarla hissizlik ve uyuşukluk içine girerler, sorumluluk almazlar.


Temel Korku


Desteksiz ve kılavuzsuz kalmak.


Temel Arzu


Destek ve kılavuza sahip olmak. Altı’lar beğenilmek, onaylanmak, başkalarının onlara karşı tutumunu bilmek, korkularını yenmek için girişken olmak, korktukları zaman rahatlatılmak, otoritenin onlara yardım etmesini sağlamak isterler. Güvence ve güvenlik ararlar . Altı’lar inanacakları bir kimse ve bir şey ararlar. Yaşam (veya kendi Özleri) tarafından açıkça desteklenmediklerini hissederlerse veya iç Kılavuzları ile temaslarını yitirirlerse güvence ve güvenlik için, karar alabilmek ve yaşamlarında ilerleyebilmek için dış kaynaklara dönerler. Averaj Altı’lar bunları sağlayacak bir otorite arayışı içindedirler. Ancak sağlıklı seviyelerde kendi iç otoritelerini keşfederler. Zihinleri korku ve endişeden, dışa yansıtma (kendi özelliklerini başkasına atfetme) alışkanlığından arındığı zaman kendilerine inanmak yerine iç Kılavuzlarının sesini dinlemeye başlarlar.


Gerçek his ve güdülerinin, özellikle olumsuz hislerin, farkına vardıkça duygularını eylemlerinden ayırmaya başlarlar. E2’ler hiçbir şey yapmadan duyguları ile yaşayabilirlerse Hissetme Merkezi dengesini bulur, bastırılmış acılar yüzeye çıkar ve diner. E2’ler artık zorluk içinde sevgi ile başkalarına yönlenmiş olmaktan çıkıp kalplerinin önündeki engelleri kaldırırlar. Kalbin Temel nitelikleri dengeli ve şefkat dolu olarak ortaya çıkar ve böylece E2’ler hem kendilerine hem de başkalarına özgürce önem veren kişi olurlar.


Sağlıklı Nefis Algılaması


“Ben kendini adayan, güvenilir bir insanım.”


Gizli Yakınma


“Güvenilir bir insanım ve gerekeni yapıyorum ama başkaları böyle değil.” Anahtar Savunma İşleyişi. Özdeşleşme, kaydırma (duyguları ve tepkileri başka odaklara aktarma), dışa yansıtma (kendinde var olan duygu, düşünüş ve tutumları başkasına yönlendirme.)


Özel Tahrik


Bağımsız olabilmek için başkalarına güvenmek. Altı’lar temelde bağımsız olmak isterler ama nefse yönelik kuşkuları onlara desteğe ihtiyaçları olduklarını hissettirir. Kararsızlık içindedirler ve olaylar olup bittikten sonra sorgulamaya başlarlar. Arkadaşlarından, yakınlarından, eşlerinden, kitaplardan ve güvenilir kaynaklardan kararları açısından doğrulama beklerler. Averaj ve sağlıksız Altı’ların, ara sıra aksini savunmalarına rağmen, duygusal güveni sağlamak için başkalarına veya bildik inançlara ve yöntemlere bağımlılıkları giderek artar. Sürekli dış kaynaklara başvurmak kısa sürede rahatlatıcı olmasına rağmen sonuçta öz-güveni zayıflatır.


Kurtarıcı Erdem


Artan gerilime ve eksiklikleri aşırı dengeleme çabalarına rağmen averaj Altı’ların arzusu aslında başkaları ile iş birliği ve güven dolu ilişkiler oluşturmaktır. Bunu sağlayabilme yetenekleri sayesinde daha da çökmekten, reddedilme ve terk edilmeye neden olacak davranışlara girmekten kurtulurlar.


Yapısal Örüntü


Anahtar unsur tepkiselliktir. Tarz Altı, duygusal oynamalar ve insanlar arası ilişkilerdeki değişikler ile sürekli bir sağlık seviyesinden diğerine geçer. Bu yüzden karmaşık ve değişken bir ruhsal örüntüye sahiptir. Altı’lar insanlarla etkileşime girdikçe ve kendi endişeleri ve duygularına tepkide bulundukça sağlık seviyeleri arasında gidip gelirler. Güven duygusu için başkalarını duygusal olarak etkileme ihtiyacı içindedirler. Ama öz saygılarını koruyabilmek için de savunmaya geçer ve etki altında kalmayı reddederler; sanki kimseye bağımlı değillermiş gibi güçlü ve zorlu davranırlar. Kendi kendilerinin patronu olduklarını kanıtlamak istercesine sert ve kavgacı olurlar. Ama bu arada başkalarından ilgi ve onay beklerler. Altı’lar iç dünyalarında, saldırma ve uyma duyguları, saldırılar ve korkular, insanlara yakınlaşma ve kendi başına olma arzuları arasında sürekli bir gidip gelme yaşarlar. Bu tarzın genel çizgisi, içice geçmiş ve sürekli değişen iki çemberdir insanlar arası ilişkileri simgeleyen dış çember ve duygusal tepkileri simgeleyen iç çember. Bu çemberler birbirleriyle ve dış dünyayla, özellikle insanlarla, tepkime içindedir.


Bilişsel Hata


Bilgi, sosyal yapı ve ilişkilerde kılavuz ve güven için dış kaynaklara başvurmak. Daha sonra Altı’lar iç kılavuzun ortaya çıkmasını sağlamak üzere zihni sakinleştirmek yerine bu kaynakların verilerini sorgulamak ile uğraşırlar.


Kaçınılmaz Sonuçlar


Endişe temelli aşırı düşünme ve müzmin nefis kuşkusunun kaçınılmaz sonucu Temel Arzunun (destek, kılavuz ve güvene sahip olmak) zayıflaması, Temel Korkunun (terk edilmek ve desteksiz, kılavuzsuz kalmak) hâkim olmasıdır. Altı’lar, kendilerini tehdit eden ikiz canavar korku ve endişeyi kökünden halledemezlerse yok olma tehlikesi altındadırlar. Bir miktar endişenin kaçınılmaz olduğunu, bunu irdeleyip çözemezlerse veya ondan kaçmaya çalışırlarsa daha fazlasının akacağını bilmelidirler. Altı’lar endişeye tepkide bulunmak yerine endişenin getirdiği duyuları tanımayı öğrenebilirler. O zaman bu duyu zindelik katacaktır. Bilinçli olarak kullanılan endişe bir “şok etkisi” ile Altı’ları başarı ve bağımsızlığa götürebilir.


Altı’nın Bölünmez Bütününün akışı kısaca şöyle açıklanabilir:


Altı’lar nefsi güçlendirici bir eşitlik duygusundan ve güvenilir ve sadık bir iş birliğinden nefsinden kuşku duymaya, edil-gen-saldırgan (pasif-agresif) bir savunmacılığa ve otoriter bir tavır içinde başkalarını suçlamaya, daha sonra da yersiz korku dolu bir aşağılık duygusuna, paranoyak isteriye ve en sonunda kendine zarar veren bir yöne çökerler. Altı’lar sessiz zihinle bağlantı kurmakta veya kendi iç kılavuzlarına güvenmekte zorlanırlar. Altı’lar dış kılavuzları duygusal tepkilerine ve sezgilerine göre değerlendirirler. Diğer bir deyişle, iletiyi sevmeleri için iletiyi göndereni sevmeleri gerekmektedir.


Altı’lar kendi iç kılavuzları yerine dıştan gelen bir düşünce düzenine bel bağladıklarında doğal olarak yaşamları bir süre kolaylaşır ama kendi Temel kılavuz ve desteklerini hissetme ve bilme yetenekleri gelişmemiş olur. Altı’lar güvendikleri insanlara kendilerini adayarak, onlara bağlanarak hislerini ifade ederler, tıpkı bir askerin el bombasının üzerine atlayarak arkadaşlarını kurtarması gibi. Böylece averaj Altı’lar sadece “yapan” değil aynı zamanda “yapan hisseden” insanlardır. Bunun sonucu sıcaklık, sorumluluk ve kendini adamadır ama sağlıksız erimde bu, belirli bir amaca ve insanlara mantıksız bir bağlanma veya tam tersi, gruplara veya bireylere karşı mantıksız önyargı demek olabilir.


Altı’lar sağlık Seviyelerinde düştükçe düşünmeleri ve hissetmeleri ile yapmaları arasındaki bölünme artar; bu durumda Altı’ların her şeyi kapsayan bir kılavuz ve destek sistemine her zamankinden daha fazla ihtiyaçları vardır. Aynı zamanda, hislerinden ve içgüdülerinden daha da kopan düşünceler giderek çarpıklaşır ve gerçeklerin dışına çıkar. Çarpık düşüncelerin yoğunluğu hisleri ve içgüdüleri altüst etmeye ve zehirlemeye başlar. Kuruntular, paranoya ve mantıksız korkuların yarattığı korkunç nefretler belirir. Çarpık düşünceler içgüdüleri etkilediğinde sağlıksız Altı’lar kuruntularını dinlemeye başlarlar. Aşırı durumlarda şiddete başvururlar ama bu şiddet kişisel değildir, yaralı hisler yerine çarpık düşüncelerden kaynaklanır. Politik, ideolojik, sosyoekonomik nedenler söz konusu olabilir veya sadece bir şeye dikkat çekilmek istenmiştir.


Kendilerini geliştirmekte olan sağlıklı Altı’ların belirli bir işleve yoğunlaşmaları gerekmez (Beş’ler ve Yedi’ler gibi); onlar düşünmelerini diğer iki Merkez ile bütünleştirmeye çalışmalıdırlar. Düşünceleri ile uzun süre birlikte yaşayıp yavaşlamaları ve “sessiz zihnin” ortaya çıkmasına izin vermelidirler. Bu, genelde artan endişe demektir çünkü Altı’ların özdeşleştikleri düşünce ve inançlardan başka bir şeye güvenmeleri zordur. Ama kendi iç sessizliklerine erişebilirlerse aradıkları Temel destek ve kılavuzu orada bulacaklardır. Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu, sosyal ve iş ortamlarında gerekli başarım (performans) için yapılan taleplere olumsuz tavır ve pasif direnç ile karşı koymanın yer aldığı sürekli bir örün-tüdür... Bu kişiler, başkalarının beklentilerine içerleme, karşı koyma veya direnç ile tepkide bulunma alışkanlığı içindedirler. Bu karşı koyma en çok iş ortamında ama aynı zamanda sosyal çerçevede de ortaya çıkabilir. Direnç ise özellikle otorite simgelerinin atadığı görevlerde, sürüncemede bırakma, unutkanlık, inat ve kasıtlı verimsizlik olarak ifade edilir...


Pasif-agresif Kişilik Bozukluğu


Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu olan insanlar kendilerini aldatılmış, takdir edilmemiş ve anlaşılmamış hissederler ve kronik bir şekilde yakınırlar. Zorluklar ortaya çıktığında başarısızlıklarını başkalarına yüklerler. Somurtkan, tedirgin, sabırsız, kavgacı, şüpheci ve muhalif olabilirler. Hoşnutsuzluğun odağı çoğu zaman, işyerinde amir, okulda öğretmen, anne baba veya anne baba rolünü oynayan eş gibi bir otorite simgesidir. Olumsuzlukları ve suçu başkalarına atma eğilimlerinden dolayı bu bireyler, en ufak tetiklemede bile otorite simgelerini eleştirir ve husumet gösterirler. Otoritenin olumlu gördüğü akranlarını kıskanır ve duruma içerlerler. Kişisel talihsizliklerinden yakınırlar.


Geleceğe bakış açıları olumsuzdur ve şöyle yorumlarda bulunabilirler: ‘iyi olmak işe yaramıyor’ ‘iyi şeyler uzun sürmüyor’. Bu kişiler, sorunlarının nedeni olarak gördükleri insanlara düşmanca meydan okumak ile bu insanlardan özür dileyerek, daha iyi iş çıkaracaklarına söz vererek onları yatıştırmaya çalışmak arasında gidip gelirler. İlişkili nitelikler. Pasif-Agresif Kişilik Bozukluğu olan insanlar açıkça kararsızdırlar, bir hareket tarzı ile tam tersi arasında tereddüt ederler. Başkaları ile sonsuz çekişmelere neden olacak ve kendilerini düş kırıklığına uğratacak düzensiz, değişken yollara girerler. Başkalarına bağımlılık ile güvenli girişken olma arzusu arasında yoğun bir çatışma yaşarlar.

<<<<<<< HEAD ======= >>>>>>> f6e1af7 (İlk commit) >>>>>>> temp-branch